Laktasyon (süt salgılanması ve emzirme)

Yeni doğum yapmış bir kadında süt salgı­lanması fizyolojik bir süreçtir. Laktasyon, nöro hormonal mekanizmaların etkisiyle düzenlenir. Bu süreçte çocuk ve anneye ait refleksler rol oy­nar. Çocuktaki emme refleksi emme olayını baş­latır. Bu uyarı ile annede hipofiz ön lobu etkile­nerek prolaktin salgılanması artar ve memedeki süt alveollerinde süt yapımı başlar (şekil 7.6.1). Emmenin devamı ile hipofiz arka lobu uyarılır ve oksitosin salgılanır. Bu hormon süt alveolle rinin miyoepitelyal hücrelerinin kontraksiyonuna neden olur ve daha önce yapılan sütün duktus lara boşalımını sağlar (şekil 7.6.2). Emzirme, fizyolojik olmakla birlikte kompleks bir süreçtir. Özellikle ilk defa doğum yapmış annelere emzir­me yöntemi konusunda yardım gerekir. Hastane doğumlarında anneye bu konuda yol göstermek, hekim ve hemşirelerin görevidir. Süt salgısını etkileyen en önemli etmen annenin psişik duru­mudur. Çocuğunu isteyerek doğuran, gebelik sü­resince kendisini çocuğunu emzirmeye hazırla

Yan, özendirici bir ortamda doğum yapan ve ruh sağlığı iyi olan kadınların hemen tümünde lak­tasyon başarılı olur.

Anne sütü ile beslenmenin yararları çok yön­lüdür. Anne sütü bebeğin besinsel gereksinimle­rini en iyi şekilde karşılayan mikropsuz, temiz, hazırlama gerektirmeyen, aileye ekonomik yük olmayan bir besindir. Anne sütü ile beslenen çocukta allerjik reaksiyonlar hemen hiç görül­mez. Ayrıca, emzirme ile anne sütünde bulunan immünolojik ve antimikrobial maddelerin, bazı hormonların, büyüme faktörlerinin, bazı sindi­rim enzimlerinin çocuğa geçişi sağlanır. Bunun dışında annenin bebeğini kendi sütü ile besle­mesi, anne çocuk yakın ilişkisinin en iyi şekilde kurulmasını sağlar. Emziren kadınlarda daha fazla olan oksitosin salgısı uterusun kontraksi yonunu uyarır ve doğum sonu kanamalarını ön­ler. Anne sütünün bir ölçüde yeni bîr gebelikten koruyucu etkisi de vardır.

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ