Majör tek gen mütasyonlarında genetik danışma
Otosomal dominant hastalıklar
Bu tip kalıtımla geçen hastalıklarda genetik danışmada bazı sorunlar ortaya çıkabilir. Bu sutunlardan önemli bir tanesi klinik belirtilerin ağırlık “derecesi ve özelliklerinin aynı dominant mütant geni taşıyan aile bireylerinde farklı ola bilmesidir. Örneğin otosomal dominant geçen bir osteogenesis imperfecta olgusunda kırıklar, mavi sklera ve otoskleroz varsa, aynı aileden başka bir kişide yalnız mavi sklera ya da otoskleroz olabilir. Bu durum ekspresivîte değişkenliği ile açıklanır. Mütant gen bazen hiç bulgu vermeyebilir. Bu duruma ise penetrans yokluğu denir. Böylece hasta bir birey karşısında bazen bozukluğun o kişide oluşan bir mütasyon sonucu mu ortaya çıktığı, yoksa klinik belirtileri hafif biçimde gösteren ana babadan mı geçtiğini saptamak güç olabilir. Aile bireylerinin hepsinin dikkatli incelenmesi bu konuda yardımcı olabilir. Otosomal dominant hastalık, yeni bir mütasyon sonucu oluşmuşsa hastanın kardeşleri için risk yoktur. Eğer anne babadan birisi hafif de olsa belirtileri gösteriyor ise bu durumda öteki kardeşler için risk % 50 dir. Her iki durumda da hasta çocuk mütant geni kendi çocuklarına % 50 olasılıkla geçirir. Hastalık belirtisi göstermeyen çocukların ise karakteri geçirme olasılıkları yoktur. Yeni mütasyon durumlarında, belirtilerin örneğin çevresel faktörler gibi başka bir etiolojiye bağlı olmadığı kesinleştirilmelidir.
Çocuklarda otosomal resesif hastalıklar
Bu tip genetik danışma için genellikle hasta bir çocuğu olan aileler başvurur. Bu durumda anne ve baba taşıyıcıdır ve sonraki çocuklar için risk 1:4 dür. Bozukluğun, çocuktaki bir çift mütant gen nedeniyle ortaya çıktığı aileye anlatılmalı, hastalığın doğal gidişi ve tedavisi tartışılmalıdır. Görünüşte normal olan her kişinin birkaç tane nadir, zararlı resesif mütant gen taşıdığı unutulmamalıdır. Bu genler genellikle laboratuar testleri ile ortaya çıkarılamaz ve kişi ancak bu geni homozigot olarak taşıyan ve bu nedenle hastalığı gösteren bir çocuk sahibi olunca bu genleri taşımakta olduğu anlaşılır. Akraba evlilikleri durumunda (özellikle kardeş çocukları) ortak bir ebeveyn sözkonusu olduğundan, bu kişilerin aynı nadir bozuk geni taşıma olasılıkları fazladır. Bu nedenle bu tip evliliklerden doğan çocuklarda doğuştan sakatlıkların görülme oranı % 4 8 dir ve normal popülasyona oranla yaklaşık iki kat artmıştır. Bu tip bir ailede, hasta çocuk dışında normal görünen öteki çocukların bozuk geni taşıma olasılığı 2:3 dür. Bu taşıyıcı çocuklar ileride akraba olmayan kişilerLe evlenirlerse, evlendikleri kişinin aynı bozuk geni taşıma riski pratikte çok az olup kendi çocuklarında aynı hastalığın ortaya çıkması olasılığı yüksek değildir.
Çocuklarda cinse bağlı resesif hastalıklar
X kromozomuna bağlı resesif bir hastalık düşünülen bir çocukta ilk yapılacak işlemler aile ağacını incelemek ve laboratuar testleri ile ailede taşıyıcı olması olası kadınları saptamaktır. Örneğin klasik hemofili taşıyıcıları kan an tihemofilik globülin düzeyi, duchenne tipi kas distrofisi taşıyıcıları ise serum kreatinin fosfo kinaz düzeyi ölçümleri ile saptanabilir. Ailedeki taşıyıcı kadınlardan doğacak erkek çocuklarda hastalık riski 1:2, kız çocuklarda taşıyıcılık riski de 1:2 dir. Annenin taşıyıcı olmadığı ve olayın taze bir mütasyona bağlı olduğu durumlarda, bu annenin daha sonraki çocukları için risk olmayacağından, bu tip hastalıklarda taşıyıcılık testleri genetik danışma yönünden önemlidir.
X kromozomuna bağlı dominant hastalıklarda genetik danışma için de aile ağacının incelenmesi ve bazı hastalıklarda laboratuar testleri yardımıyla ailedeki kadınların durumlarının saptanması gereklidir. Dominant mütasyonu taşıyan kadınların hafif olmakla birlikte hastalığın klinik belirtilerini gösterebilecekleri bilinmelidir.








Leave a Reply