Metabolik Kemik Hastalıkları ve Tedavi Yöntemi

METABOLİK KEMİK HASTALIKLARI

OSTEOPOROZ

Osteoporoz, kemiklerde kemik dokusu kaybına bağlı bir hastalıktır. Bu nedenle kemikler mekanik etkilere karşı daha az dayanıklı hale gelir ve kırıklara eğilim gösterir. Osteoporozda kemik matriksinin mineralleri azalmamıştır, sadece kemik kitlesi eksilmiştir. Kemikler rarefiye görünümdedir, reaktif kas kasılmaları meydana getirmelerinden itibaren hastalık klinik önem kazanmaya başlar.

Osteoporozlar nedenlerine göre değişik adlar altında anılmaktadır:

a) İnvolüsyon osteoporozu yaşlılıkla ilgilidir, bütün vücudu tutar. Bunlarda kollum femori kırıkları sık görülür. Presenil ve senil olarak involüsyon osteoporozu ikiye ayrılır,

b) Steroid osteoporozu Cushing hastalığında ve uzun süre kortikosteroid kullananlarda ortaya çıkar,

c) Kemik iliği hastalıklarındaki osteoporoz en ziyade plazmositoma ve Waldenström hastalığında görülür,

d) Rejyonal osteoporoz Sudeck atrofisi gibi belli bir iskelet bölgesindeki inaktivite sonucu oluşur,

e) İdiopatik osteoporoz denen form ise bilinen bir nedeni olmayan osteoporoz şeklidir,

f) Diğer bazı hastalıkların seyrinde ortaya çıkan osteoporoz da önem taşır. Bunlar arasında malabsorpsiyon sendromu, karaciğer hastalıkları, hemokromatoz, sklerodermi, dermatomiyozitis gibi hastalıklar başta gelir.

bbbbb

Klinik tablo: Presenil involüsyon osteoporozunda müz’iç sırt ağrıları olur. Toraks küçülür, sırt yuvarlaklaşır, karın bombeleşir ve kaburga kavsi kristaya yaklaşır. İlerlemiş vak’alarda ağrılar bütün vücudu kaplar ve hasta hareketsiz hale gelir. Aşırı ve zorlu hareketlerle vertebra ve daha seyrek olarak ta kaburga kırıkları meydana gelir. Ekstremite fraktürleri bu tabloya dahil değildir.

Radyolojik incelemede kolumna vertebraliste az veya çok miktarda gölge azalması, bazı omurlarda kama şekli ve balık vertebrası görünümü saptanır. Buna bağlı porotik kifoz göze çarpar. Senil osteoporozda ise klinik tablo biraz farklıdır. Bu aslında bir hastalık değil, fizyolojik bir olaydır. Yaşla ilgili olarak osteoblastik aktivite azalması sonucu ortaya çıkar. Ağrı yapmaz, fakat fraktürlere zemin hazırlar. En sık görüleni femur boynu kırığıdır.

Laboratuar bulguları: Osteoporozda esas itibariyle serumda kalsium, fosfor, alkalik ve asit fosfataz normaldir. İdrarda kalsium azalmış veya çoğalmış olabilir.

Tedavi

Genel ilkeler: Hasta hareketsiz kalmamalıdır. Günlük yürüyüşler, egzersizler ihmal edilmemelidir. Düşmekten, ağır eforlardan sakınmalıdır. Kortikosteroid tedavisi görmekteyse doz minimale indirilmeli, mümkünse kesilmelidir.

Fizik tedavi: Kronik osteoporoz ağrılarında rol sahibi bulunan paravertebral kasların spazmını giderici masaj ve jimnastik egzersizleri yararlı olabilir.

Diyet: Yeterli bir protein diyeti gerekir. Bol kalsium içerdiği bilinen süt en iyi besin maddesi sayılır. Osteoporozlu hastaların hergün mutlaka 1/2 litre süt içmeleri tavsiye edilmektedir. Ayni amaçla günde 200 gram peynir alınması gerekir.

Kalsium tedavisi: Süte tahammülü olmayan kimselere ağız yoluyla kal-sium preparatları (Calcium Sandoz forte efervesan tablet, Adecal granül, Calcidin granül, Cal-De-Ce tablet, Calcium-D-Redoxon) vermek gerekir.

Dozaj: Günde 1 tablet.

Anabolizanlar: Eskiden çok kullanılıyordu, osteoporozda etkili olmadığı anlaşılmış bulunmaktadır. Belki sadece ağrılı kaslar üzerine dolaylı bir etki göstermektedir.

Östrojenler: Postmenopozal osteoporozun profilaksisinde ve tedavisinde etkilidirler. Menopozdan hemen sonra başlanmalı ve 4-5 yıl süreyle kullanılmalıdır. Bu amaçla konjüge östrojen preparatı olan Premarine 0,625 draje tercih edilmektedir.

Dozaj: Her ayın ilk 3 haftası günde 1 draje verilir, son hafta verilmez.

Fluor tedavisi: Osteoporoz nedeniyle azalan kemik dokusundan geri kalan kısmının içindeki yapı elemanlarının takviye edilerek yeniden kemik yapımını sağlamaya yarar. Sodyum fluorür preparatları kullanılır. Almanya’da Natriumfluorid 25 Bear Dragees ve Natriumfluorid Braun 25 mg/50 mg Dragees adlı preparatları vardır. Ülkemizde Kalsifluor adlı preparat bulunur, granül şeklindedir.

Almanyadaki preparatların dozajı: Günde 2 defa 1-2 draje olmak üzere 1-2 yıl devam edilir. Çiğnemeden bol suyla alınmalıdır. Günlük doz 100 mg ı aşmamalıdır.

Yan etkileri: Bazan ortaya çıkan artraljiler ve eklem şişlikleri doz azaltılınca kaybolur. Ayrıca iştahsızlık, bulantı, kusma, ishal meydana getirebilir. Taze ulkuslarda kanama yapabilir.

Kalsitonin (Calcitonin Sandoz ampul, Myacalcic nasal sprey ve ampul): Osteoporoz ağrılarını kısa zamanda giderdiği, ayni zamanda kemik kütlesini de artırdığı kabul edilmektedir. Akut vak’alarda serum içinde i.v. yüksek dozda verilirse şiddetle ağrılar birkaç günde düzelir. Kronik vak’alarda kalsitonin kalsiumla birlikte verilerek 1 yıllık kontrollarda radius kemiklerinin alt uçlarından foton absorpsiyon ölçümleri yapıldığında kemik kütlesinin % 5,5-7,1 oranında arttığı tesbit edilmiştir.

Dozaj: Ampul kalsitonin i.v., i.m., s.c. zerke elverişlidir. Akut osteoporoz ağrılarında i.v. enfüzyon tarzında günde kg başına 5-10 ünite (serum fizyolojik içinde) verilir. Kronik osteoporozda ise: İlk 5 gün günde 1 ampul s.c., sonraki 10 günde günaşarı 1 ampul s.c. verilir. Ayni amaçla kalsitonin’in nazal spreyi kullanılabilir.

Dozaj: Günde 2 defa 1-2 çekim.

D vitamini: Kemik yapımında kalsium tuzlarının kemiklerde oturması için gereklidir. Düşük dozlarda kullanılmalıdır. Fazlası, idrarda kalsium kaybını artırır.

Dozaj: Haftada 1 defa kg başına 20 000 ünite i.m. zerkedilir. Yaşlılarda bu dozun yarısı verilmelidir.

Preparatları: Devit 3 ampul ve damla, Vi-De 3 ampul, Vitabiol D3 ampul, One-Alpha kapsül.

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ