Mikroorganizmaların Özelllikleri

Bakteri sayısı: Sayı arttıkça infeksiyon meydana gelmesi kolaylaşır. İnfeksiyonun meydana geldiği yere göre bakteri sayısı önem kazanır. Örneğin böbrek medullasında osmalitenin yüksek, pH’nin düşük, amonyum konsantrasyonunun fazla olması nedeni ile kompîeman ve lökosit fonksiyonları bozuktur. Ayrıca bu bölgenin kanlanması diğer yerlere göre daha azdır. Bu sebeplerle medullada infeksiyon kortekse göre 10 000 kez daha az sayıda bakteri ile meydana gelebilir.

2. Bakteriye ait özellikler:

a. Hareketlilik: Hareketli bakteriler idrar akımına rağmen üriner sistem boyunca yukarı doğru tırmanarak, infeksiyonun kolay yerleşip, kolay yayılmasına neden olurlar.

b. Endotoksİn: Gram-negatif bakterilerin endotoksini üretral peristaltizmi azaltarak infeksiyonun yayılımını kolaylaştırmaktadır.

c. Ürease yapımı: Proteus gibi ürease yapan bakterilerin bu yeteneği infeksiyon yapma yetenekleri ile paralellik göstermektedir.

d. Bakteriyel yapışma: Üriner sistem infeksiyonu etiopatoge-nezinde son yıllarda üzerinde en çok durulan konu, bazı bakterilerin daha sıklıkla bu hastalığa neden olmaları araştırılırken ortaya çıkan, bu bakterilerin üriner sistem epitel hücrelerine yapışabilme yetenekleridir. Buna BAKTERİYEL ADESİTİVİTE (Bakteriyel yapışma) denmektedir. Bu olayın epitel hücrelerindeki bazı reseptörler aracılığı ile meydana geldiği gösterilmiştir. Bakteri üzerinde bulunan ve Lektin denen bazı elemanlar, bu reseptörlere

yapısal benzerlik göstermekte ve anahtar-kilit ilişkisi içerisinde reseptöre uymakta, böylece bakterinin o alanda tutunmasını sağlamaktadır. Bugüne kadar varlığı ispatlanmış reseptörler şunlardır:

İ. Gal 1-4 Gal B dlsakkarltİ: Tüm üriner sistem epitel hücrelerinde özellikle böbreklerde yaygın olarak bulunur. Bu reseptöre bağlanan lektin, bakterinin P fimbriasıdır. Bu nedenle reseptöre P fimbria reseptörü de denir. Bakterinin bu özelliği ortama mannoz ilavesi ile ortadan kalkmaz, yani mannoz resistandır. Bu reseptörler konakçı savunma sistemlerinde örneğin fagositlerde gösterilememiştir. Bu nedenle bakteri üriner sistem epitel hücresine kolaylıkla yapışabilmekte, aynı zamanda fagositozdan da korunmaktadır. Yapılan epidemiyolojik çalışmalar, virulansı yüksek bakterilerde bu özelliğin çok sıklıkla bulunduğunu, adeta bunun yüksek virulansın bir işareti olduğunu ortaya koymaktadır. Bir çalışma üst üriner sistem İnfeksiyonlanndan izole edilen bakterilerde % 90 oranında tespit edilmiştir. Alt üriner sistem infeksiyonlannda ise daha düşük oranlarda bulunmuştur.

ii. Mannosİt Reseptörler: Mannosit reseptörlere yapışan fimb-rialar tip 1 fimbrialardır. Üriner sistem infeksiyonuna neden olan bakterilerin çoğunda bulunur. Alt üriner sistem infeksiyon etkenlerine göre daha sık olarak tespit edilmiştir. Reseptöre bağlanma mannoz varlığında meydana gelmez. Yani olay mannoz sensitiftir (MS). Mannosit reseptörler üriner mukusta, sekretuar IgA da bol miktarda ve az olarak da üriner sistem epitel hücrelerinde bulunur. Klinik önemi henüz kesin olarak gösterilememiştir.

iii. Sİalik asid reseptörler: Epitel hücreler ve fagositlerde bulunan terminal sialik asit dizisi reseptördür. Lectin ise bakteri S fimbriasıdır. Klinik önemi henüz belirlenememiştir.

Reseptörlerle ilgili çalışmaların çoğu E.coli ile yapılmıştır. Ancak son yıllarda diğer gram-negatif bakterilerde de bu özellikler gösterilmiştir. Özellikle Gal 1 4 Gal B reseptörü tanıyan P fimbria taşryan bakteriler üriner sistem infeksiyonlanna daha sıklıkla neden olmaktadır. Daha önceleri üropatogen mikroorganizmler diye isimlendirilen; örneğin E.coli serogrup 01, 02, 04, 05, 06, 07 gibi grupların bu özelliklerinden dolayı üropatogen oldukları ispatlanmıştır.

Üriner sistem infeksiyonu kadın hastalarda daha sık görülür. Bunun nedenleri şöyle sıralanabilir.

1. Genİtal Anatomi: Kadınlarda üretra daha kısa ve kalındır. Ayrıca vajen ve kolon gibi ağır bakteri florası bulunan iki yapı ile yakın komşuluğu vardır. Bu yapılardan kaynaklanan bakteriler kısa ve kaim üretra da kolaylıkla kolonize olup yukarılara yayılabilmektedir. Bu arada vajene dökülen epitel hücreleri de bakterilerin tutunmasını sağlayarak kolonizasyonu kolaylaştırmaktadır.

2. Antibakteriyel Etkisi Olan Prostat Sekresyonunun Yokluğu.

3. Cinsel Temas: Kolonize bakterilerin yukarı yayılanını kolaylaştırmaktadır. Nicolle ve arkadaşları kadınlarda üriner sistem in-feksiyonlannın % 80’inin cinsel temastan sonraki 24 saat içerisinde başladığını göstermişlerdir.

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ