Mikroorganizmanın patojenik özellikleri

Bakterinin hastalık yapma yeteneği genel olarak:

a- Antifagositik yüzeysel yapılar gibi invazyon potansiyeli sağlayan özellikleri,

b- Toksijenik yapılan; gibi faktörler ile değerlendirilir. Bakteriyel deri infeksiyonlarına en sık neden olan ajanlar streptokok ve stafilokoklardır.

Şimdi bu iki bakterinin patojenik özelliklerini kısaca gözden geçirelim.

Streptokoklar mukoz membranlar, bağırsak ve cilt florasında yaygın bir şekilde bulunurlar. Bu nedenle özellikle cilt lezyonlarında izole edildiklerinde patojen olup olmadıklarına karar vermek zor olabilir. Esas olarak cilt lezyonlarına neden olan streptokokların büyük kısmı A grubu streptokoktur. A grubu streptokokların hepsi beta hemolitiktir. A grubu streptokokların invazyon yetenekleri diğer grupların bu özelliğinden fazladır. Bu nedenle daha sıklıkla hastalıklara neden olur. Streptokoksik infeksiyonlardan sonra meydana gelen nonsüpüratif komplikasyonlar da sadece A grubu streptokok infeksiyonlarından sonra meydana gelir. Bu özelliklerinden dolayı A grubu streptokok infeksiyonları mutlaka uygun antibiyotiklerle tedavi edilmelidir.

Deri lezyonlarında A grubu dışındaki streptokoklar ya yüzeysel kolonizasyon ya da daha önceden var olan cilt lezyonları üzerine gelişmiş ikincil infeksiyonlar şeklinde bulunurlar. C ve G grubu streptokoklar nadiren impetigo lezyonları, sekonder olarak infekte olmuş dermatit, lenfanjit ve hatta çok nadiren erizipel ve sellülite neden olabilir. B ve D grubu streptokoklar ise genellikle iskemi ve venöz staz olan ekstremitelerde gelişen infeksiyonlara, perianal bölge ve postoperatif infeksiyonlara neden olur. Genellikle S. aureus ile beraber mikst infeksiyon şeklindedir.

Deri infeksiyonlarına neden olan stafilokoklar içerisinde sık rastlananı S. aureus’tur. S. aureus A grubu streptokokların aksine, özellikle nazal taşıyıcılarda olmak üzere normal cilt üzerinde bulunabilir. Eksfoliatif toksin hariç bakterinin patojenitesine katkıda bulunan faktörlerin rolleri tam olarak anlaşılabilmiş değildir. Ayrıca koagülaz pozitifliği, lökosidin, alfa toksin gibi patojenite sağlayan bu faktörlerin, örneğin bir stafilokok sellülitinden izole edilen bakteri ile normal deriden izole edilen bakteride farklı olmadıkları bilinmektedir. Bu nedenle hastalığın meydana gelebilmesi için, ciltte yara, yanık, yabancı cisim gibi lokalize, ya da kortikosteroid, immunosupresif tedavi gibi sistemik bir predispozan faktör gereklidir.

2. İnfeksiyonun Giriş Yeri: Derinin bakteriyel infeksiyonlarında infeksiyon giriş yeri genellikle deridir. Nadiren sistemik infeksiyonların seyri sırasında deriye yayılım olabilir. Deriden giriş, hastalıktan hastalığa değişiklik göstermek kaydıyla sağlam bölgelerden, ya da girişi kolaylaştıran travmatize bölgelerden olabilir.

3. Vücut Savunma Mekanizmaları: Deri direkt olarak pek çok bakteriye açık olmasına rağmen bakteriyel invazyona oldukça dirençlidir. Bunun nedenleri:

a-Derinin yapısal bütünlüğü.

b- Keratlnize Dokunun Varlığı: Bakteriler normal derideki keratinize dokuya penetre olamazlar.

c- Deri Asit Mantosu: Bazı bölgeler hariç normal deri pH’sı 5-6 arasındadır. Bu bakterilerin üremesine engel olur.

d- Deri üzerindeki Lipid Film Tabaka: Deriden salgılapid yapısındaki maddeler, deri üzerinde ince bir film tabaka yapar. Bu tabakanın antibakteriyel etkisi vardır.

e- Derinin Normal Florası: Normal derinin kendine has zengin bir bakteriyel florası vardır. Bu bakteriler arasında gram-pozitif, propionibacterium acnes, aerobik difteroidler, staphylococcus epidermidis, mikrokok ve peptokoklar, gramnegatif bakteriler vardır. Bu normal flora bakterileri patojen bakterilerin üremesine engeldir.

f- Derinin Kuruluğu: Normal derinin belli bir kuruluğu vardır. Bu, özellikle bakterilerin üremesini engelleyicidir.

g- Humoral, hücresel immünite gibi sistemik koruyucu mekanizmaların deri infeksiyonlarına karşı koruyuculuğu kesin ispatlanmamıştır. Ancak bazı humoral ve hücresel immün yetmezlik durumlarında kutanöz ve mukozal mantar infeksiyonlarının sık görülmesi bu sistemik koruyucu mekanizmaların etkili olduklarını desteklemektedir.

Travma, yara, yanık gibi çeşitli nedenlerle derinin yapısal bütünlüğün bozulması, iç ya da dış nedenlerle asit pH’nın alkali tarafa kayması, nem oranının artması, lipid tabakanın bozulması, normal flora dengesinin bozulması gibi lokal faktörler ya da kortikosteroid veya immünosuppresif tedavi gibi sistemik immüniteyi bozan durumlar bu doğal dirençliliğini ortadan kalkmasına, dolayısı ile deri infeksiyonlarına yatkınlığına neden olur.

İmpetigo başlangıçta veziküler, daha sonraları üzeri kurutlarla seyreden yüzeysel bir deri infeksiyonudur. Vakaların %90’ında etken A grubu streptokoklar, %10’unda ise S. aureustur. Bazı vakalarda iki etken bir arada bulunabilir. Streptokokların etken olduğu vakalara impetigo kontagioza, stafilokokların neden olduğu vakalara da impetigo bülloza denir.

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ