PERİTONEAL YAPIŞIKLIKLAR

Doku iskemisi, mekanik travmalar, infeksiyon ve yabancı cisim reaksiyonları yapışıklıkların oluşumuna zemin hazırlarlar. Bu zararlı uyaranlarla zedelenen peritonda oluşan seroanjinö iltihabi reaksiyonlar fibrin birikintilerinin oluşmasına yolaçarlar. Lokal plasminojen aktivatörleri üç gün içinde fibrin ağlarını eritmeye başlar. Zedelenmeden en erken 5 gün sonra mezodermal hücreler metamorfoz ile tek sıra yeni mezotel hücre tabakasını oluşturmaya başlarlar. Fibrinolizisin yetersiz olması halinde fibroblastik çoğalma baskın hale gelerek fibröz yapışıklıklar teşekkül eder. adezyonlar, günümüzde abdominal ve özellikle pelvik cerrahi girişim sonrası akut ve tekrarlayan ince barsak obstrüksiyonlarının en önde gelen sebepleridir .

Adezyonlann faydaları da vardır, iskemik alanlarda yapılan barsak anastomozlarında damarsal köprüler oluşturarak doku iyileşmesini hızlandırabilirler.

Aşın travmatik, pelvik veya çoğul abdominal cerrahi girişimler başta olmak üzere laparotomi yapılan hastaların ortalama üçte ikisinde adezyonlar teşekkül etmektedir. Postmortem incelemelerde olguların dörtte birinde muhtemelen subklinik iltihabi olaylara bağlı olarak spontan adezyonlann geliştiği saptanmaktadır. Cerrahi girişimlerin yapıldığı doku ve organların yakın çevresi postoperatif adezyonlann en yoğun olduğu bölgelerdir. Sıklık sırasına göre olaya en çok iştirak eden yapılar omentum, incebarsaklar, kolon ve rektumdur. Adezyon gelişimine ençok meyli olanlar kısa boylu, şişman kadın hastalardır.

Önlemler ve Tedavi

Titiz uygulanan cerrahi teknikle adezyon oluşumu önemli ölçüde azaltılırsa da tam olarak önlemek mümkün değildir. Cerrahi girişim sırasında iskemik travmaya sebep olan, dokuların aşırı zedelenmesinden, koter kullanmaktan ve gereksiz ligasyondan kaçınılmalıdır. Pelvik döşemenin gergin olarak yeniden peritonealize edilmesinin adezyon oluşumunu azaltmadığı aksine artırdığı bilinmektedir. Damarlanması iyi olan periton kenarlarının çevre çıplak alanları iki hafta içinde yeniden epitelize ettiği gözlenmiştir.

Islak veya kuru da olsa serozal yüzlerde soyulma ve yırtılmaya sebep olan abdominal spanç kullanımından mümkün olduğunca kaçınılmalıdır. Serozanın zedelendiği alanlarda kan ve her türlü yabancı cisimler aşırı periton reaksiyonuna sebep olurlar. Karın boşluğunda biriken pıhtılaşmayan kan ek bir fibrin kaynağıdır. Trombositlerde serozal iltihabi stimüle ederler. Bu nedenle ameliyat sırasında hemostaza aşırı özen gösterilmelidir.

Aşırı yabancı cisim reaksiyonu yapan eldivenlerdeki talk ve benzeri pudralar ile örtü malzemelerinden selüloz ve pamuk lifleriyle karın boşluğunun kontamine edilmemesine çalışılmalıdır. Reaksiyona en az yolaçan sütür materyelleri içinde de ince olanlarının kullanılmasına özen göstermelidir.

Koruyucu önlemlerle iltihabi reaksiyonları, koagülasyonlan ve karşılıklı yüzlerin devamlı temaslarını azaltarak adezyon oluşumunu en aza indirmek mümkündür. Yararlarından fazla istenmeyen yan etkilerinden dolayı deksametazon, prometozin kombinasyonu adezyonlann önlenmesinde kullanılmamalıdır. Colchicine, İbuprofen gibi steroid olmayan iltihap önleyici ilaçlarla çelişkili sonuçlar alındığı bildirilmektedir. Peritonda yüksek konsantrasyonda varlığı gösterilen prostocyclinin trombositagregasyonunu engellediği gösterildiğinden bu ajanın tedavi amacı ile kullanılabileceği bildirilmiştir. Yüksek molekül ağırlıklı glükoz polimeri olan Dextran 70 ile intraperitoneal irrigasyonun pirimer adezyonların önlenmesinde etkili olduğu klinik ve deneysel çalışmalarla gösterilmiştir. Bu maddenin silikonize edici ve hidroflotasyon etkileri ile pürüzlü periton yüzlerini birbirinden uzak tutmak suretiyle adezyon oluşumunu engelledikleri iddia edilmektedir. Pelvik ve tekrarlayan adeziv obstrüksiyonların cerrahi tedavisi sırasında bu tür önlemlerin belli bir yararının olacağı söylenebilir.

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ