Prerenal Böbrek Yetmezliği ve Tedavi Yöntemi

PRERENAL BÖBREK YETMEZLİĞİ

idrarda yüksek ozmolalite, düşük sodyum ve normal sediment bulgusu gösteren aşağıdaki durumlardan herhangi biri söz konusu olduğu takdirde prerenal hiperazotemi olasılığını düşünmelidir: Kusma, mide aspirasyonu, diyare gibi gastro-entestinal ekstrasellüler sıvı kayıpları; aşırı terlemeler, yanıklar, tuz kaybettirici nefritis, ozmotik diürez, diüretik kullanımı, diabetes insipidus gibi plazma volümünü azaltıcı durumlar ve hepato-renal sendrom, konjestif kalp yetmezliği, hipoproteinemi, uzun süren tuzsuz diyet.

Bu sayılan durumlarda ortak olan özellik efektif kan volümünün azalmasıdır. Buna bağlı olarak renal kanlanma bozulur ve kreatinin ile üre artışı meydana gelir. Bu hastalar genellikle eksikozedirler. Bazan ödemli hastalarda (konjestif kalp yetmezliği, nefrotik sendrom, karaciğer sirozu) da prerenal hiperazotemi görülebilmektedir.’Bunlarda masif ödem (eksikozun aksine) bulunmasına rağmen (yani ekstrasellüler sıvı artışı) efektif (etkili) kan hacmi azalmıştır. Bu sonuncularda diüretik tedavi aşırı şekilde yapılmışsa prerenal hiperazotemi tablosu daha da kötüleşir.

wqqqqqqqqqqqq

Tedavi

Sıvı verilmesinde kontrendikasyon yaratacak bir hastalığı (konjestif kalp yetmezliği v.s.) yoksa ve normovolemik kabul edilen prerenal hiperazotemili hastalarda 500-1000 mi % 0,9 luk NaCl solüsyonu 1-2 saat içinde i.v. verilir. Enfüzyonu izleyen saatlerde idrar miktarı artarsa ve kalp yetmezliği semptomları ortaya çıkmazsa enfüzyona devam ederiz. Aşırı derecede eksikoze olan hastalara bol miktarda fizyolojik NaCl solüsyonu verilmelidir.

Hipervolemik (ödemli) prerenal hiperazotemi vak’alarmda da, şayet aşırı bir diüretik tedaviye bağlı hiperazotemiden şüpheleniliyorsa, diagnostik anlamda fizyolojik NaCl solüsyonu enfüzyonu yapılır. Alınacak sonuç ayni şekilde değerlendirilir. Ancak nefrotik sendromlu hastalarda kan proteinleri düşük olduğu için geçici olarak human albümini (100 mi % 20 lik tuzsuz humanalbumin) enfüzyonu yapılarak onkotik basınç artırılmak suretiyle intravazal volüm doldurulmuş ve diürez sağlanmış olur.

POSTRENAL BÖBREK YETMEZLİĞİ

Sinonimi: Obstrüktif nefropati.

Postrenal böbrek yetmezliği, idrar yollarındaki bir tıkanıklığın glomerüler filtratı azaltmasından ileri gelir. Tıkanma parsiel veya komplet olur. Tam tıkanmalardan sonraki hafta içinde böbrek yetmezliği gelişir. İlk günler hastaların yakınmaları olmadığı için hekime gitmezler. Gittiklerinde ise böbrek yetmezliği ilerlemiş durumdadır.

Nedenleri: Postrenal böbrek yetmezliği yapan nedenler olarak şunlar sayılabilir: Uretra obstrüksiyonu, prostat hastalığı, mesane tümörleri, nörojen mesane, her iki üreterin taşla veya kan pıhtısıyla tıkanması, kadınlarda pelvis içi organların iltihapları ve tümörleri, üreterlerin dışarıdan baskıya uğramaları.

Klinik tablo: Üremi belirtileri (bulantı, kusma, uyuklama hali, baş ağrısı, baş dönmesi, halsizlik, iştahsızlık v.s.).

Laboratuar bulguları: Hematüri veya piyüri olabilir veya idrar tamamen normaldir. Serumda kreatinin ve bun artmıştır.

Tanı: Çoğu vak’ada ültrasonografik inceleme durumu aydınlatmaya yeter. Daha kesin tanı için ürografi gereklidir.

Tedavi

Obstrüksiyonun bulunup giderilmesiyle masif bir diürez başlar. Hiperazotemiye ait diğer tedavi yöntemleri ve elektrolit bilançosunun sağlanması esasları “Akut tübüler yetmezlik tedavisi” bölümünde anlatılmıştır.

HEPATO-RENAL SENDROM

Hepato-renal sendrom denince karaciğer hastalıklarında böbrek bozukluğunun birlikte bulunması durumu anlaşılır.

Bunlar 3 grupta toplanabilir:

a) Her iki organın toksik veya enfeksiyöz nedenlerle harabiyeti,

b) akut viral hepatit ve persistan hepatitis-B antijenemisinde böbreklerin de hastalığa katılması,

c) Fulminant seyirli hepatitiste ve dekompanse karaciğer sirozunda fonksiyonel böbrek yetmezliği.

Her iki organın ayni enfeksiyöz veya toksik noksla hastalanması konusu Enfeksiyon Hastalıkları ile Entoksikasyonlar bölümlerinde anlatılmıştır.

Diğer ikisine gelince:

Akut viral hepatite ve persistan hepatitis-B antijenemisinde böbreklerin hastalığa katılması proteinüri, hematüri, ödemler, progressif böbrek yetmezliği ile seyreder.

Fulminant seyirli hepatit ve dekompanse karaciğer sirozunda fonksiyonel böbrek yetmezliği anlamındaki hepato-renal sendromda çabuk ilerleyen bir glomerüler filtrasyon azalması söz konusudur. Prognozu kötüdür. Patogenezi aydınlatılmış değildir. Burada böbreklerin organik bulgu göstermemesi olayın fonksiyonel olduğunu düşündürmektedir. Dekompanse karaciğer sirozunda ödemlerin meydana çıktığı safhada renal sodyum retansiyonu belirgin şekildedir.

Hepato-renal sendromun tuz ve su metabolizmasındaki bozukluğun sonucu olduğu anlaşılmaktadır.

Klinik tablo: Dekompanse karaciğer sirozuna ait bütün semptomlar ortaya çıkmış bulunmaktadır. İlk muayenede serum kreatinin değeri ve idrar bulguları normal çıkar. Ancak hastada özofagus varisi kanaması, gelişi güzel diüretik tedavisi veya fazla miktarda assit boşaltılması ya da aşırı laktuloz tedavisi gibi nedenlerle birdenbire akut böbrek yetmezliği bulguları ortaya çıkar.

Tedavi

Böbrek kanlanmasını ve dolayısıyle sodyum balansını bozacak terapötek girişimlerden (fazla miktarda assit boşaltılması, çok yüksek dozda diüretik kullanılması, prostaglandin inhibitörleri verilmesi) sakınılması gerekir. Sirozlularda diürez için tuzsuz diyet ve aldosteron antagonisti gibi zayıf diüretiklerle yetinilmeli ve sık sık elektrolit kontrolü yapılmalıdır.

Ayırıcı tanısı iyi yapılmış (prerenal ve tübüler akut böbrek yetmezlikleri ekarte edilmiş) kesin hepato-renal sendromlarda üremiyi giderici ve kreatinin düzeyini düşürücü bir tedavi olanağı yoktur. Tek tük bazı vak’alarda peritonealvenöz şant konmasıyla böbrek fonksiyonlarının kısmen düzeldiği saptanmıştır. Bu şant kanama eğilimli karaciğer sirozu hastaları için oldukça risklidir.

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ