Proteinin Travmaya Cevabı

Genelde operasyon veya travmadan sonra nitrogen atılım oranında bir artma olduğu görülür. Bu basit açlığa bağlı değildir. Normal şartlar altında protein almayan bir birey 14 gün süreyle artmış bir oranda (10-12 g/gün) azot atar sonra atılım tedrici olarak azalır ve yağ ana enerji kaynağı haline gelir. Bunun aksine majör travmadan sonra ve protein almaksızın üriner azot 2-5 gün süreyle 7-15 g/gün’e artabilir. Bu durum proteinin glukoza dönüşümünü ve azotun atılımının azalmasını gösterir. Daha yaygın travmalarda azot atılımı günde 20 g’a ulaşabilir ve majör travma enfeksiyon ile komplike ise bu günde 30 g kayıpla birliktedir. Bu da, çoğunluğu iskelet adalesine ait olmak üzere 1 kg yaş yağsız doku ağırlığına tekabül eden 180 g günlük protein kaybına eşdeğerdir.

Majör travmadan sonra ilk 5 günde hasta ortalama olarak 50 g azot kaybetmektedir, bu da 312g proteine veya 1500 g yağsız yaş doku ağırlığına eşdeğerdir. Protein kaybının çoğu iskelet kasından olmaktadır. Bu gibi katabolik durumlarda diğer dokuların bu kadar fazla protein kaybını karşılayamadığı gözlenmiştir. Travma veya uzamış enfeksiyondan sonra iskelet kas kitlesinde %30 luk bir azalma görülür. Sepsisde kas proteolizinin spesifik peptid ana ürünleri ayırtedilmiş-ir, bunlardan birisi interleukin-1 dir.

Glukoneogenezis esnasında proteinin metabolik yıkımından karbonhidrat oluşur,bu da enerji için kullanılır. Örneğin 20 g üriner nitrojen atılımı sağlayacak adale yıkımında 125 g glukoz (500 kcal enerji) oluşur.

1 kg yağ dokusu oksidasyonu 100 mi den fazla oksidasyon suyu oluşturur. 1 kg yağsız doku 730 mi hücre suyuna ilave olarak proteinlerin yıkımı sonucu 250 mi oksidasyon suyu meydana getirir. Bütün bunların; ilavesiyle oluşan endojen su, hastanın travma sonrası ilk anlarında fazla su yüklenmesine neden olur. Yaygın yanıklardan sonra aşırı nitrojen kaybı önemli nutrisyonel problemler doğurur. Komplike olmayan iyileşme ile birlikte olan yumuşak doku travmalarından sonra artmış nitrojen atılım süresi sadece 2-5 gün devam eder. Bununla beraber nitrojen katabolizması orta derecede yanıklardan sonra da devam eder.

Yanıklardan sonraki ilk haftanın sonunda nitrojen atılımı gün başına maksimum 25-35 g civarındadır. Yanıklardan sonraki 7-10 günden itibaren nitrojen kaybı tedricen azalır fakat pozitif azot dengesine travmanın 30-40 gününden önce yanık iyileşmeden veya greftlemeden ulaşılamaz.

Önemli yanıklardan 30 gün sonra dahi protein katabolizması büyük bir operasyondakinden fazladır. Yanıklı hastada azot yanık yüzeyinden çıkan proteinden zengin eksuda içinde kaybolur. Örneğin %30 yanıklı hastada günde 7-8 g azot kaybı saptanmıştır, (buda 49 g proteine eşdeğerdir). Plasma proteini aynı zamanda dolaşımdan direkt olarak yaralanmış doku içine geçebilir.

Azot, yanıktan sonraki ilk günlerde aşırı doku katabolizması sonucu tahmin edildiğinden fazla kaybolur. Şiddetli yanıklardan sonraki ilk 10 gün içinde ortalama günlük nitrojen kaybı 18 g ise, tüm günlük doku kaybı 540 g olur. Bir araştırmaya göre yanıklı hastalar katabolik devreae 8.2-11.7 kg yağsız vücut dokusu kaybeder.

Sadece fazla miktarda kalori kullanıldığında proteinler, katobolik periyotta nitrojen kaybını durdurmak için kullanılır. Bu travmanın protein üzerindeki metabolik etkisinin açlığın dışındaki faktörlere bağlı olduğunu gösterir. Travmanın erken günlerinde aşırı uyarım ile artan protein katabolizmasmı dışardan verilen besinlerle karşılamak zordur. Örneğin, yanığın erken günlerinde (7-10 gün) aşırı besleme, hastanın beslenme durumunu bozan kusma ve ishale yol açar.

Travmadan sonra katabolizmayı başlatan adrenal medulladan katekolamin salgısıdır. Katekolaminlerin serumda seviyesi ve salınım süresi travmanın şiddetli tipi beraberinde olan şok ve hipoksi durumuna göre düzenlenir. Katekolamin uyarısına bir cevap olarak salgılanan ACTH, adrenal kartikosteroidlerin salgılanmasına neden olur. Adrenal mineralokortikoidler renin ve angiotensin gibi böbrek hormonları, böbrekleri su ve sodyum tutmak için uyarır. Travma sonrasında görülen izafi insulin rezistansı büyük ihtimalle katekolaminlerin direkt periferik etkisine ilaveten pankreasdan salman glukagonun indirekt etkisine bağlıdır.

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ