Refleksoloji
Sevişme sanatına ilişkin araştırmalarında, kadim Çinli Taocular insan bedeninin Chi’sini ya da yaşam enerjisini bilinçli bir şekilde hareket ettirerek… besinlerin ve şifalı bitkilerin, hatta erotik tekniklerin ötesine geçmişlerdir. Bunu cinsel uyarımı arttırmak, orgazmı kontrol etmek ve hem erkekler hem de kadınlar için esrikliği yoğunlaştırmak amacıyla yapmışlardır.
VALENTIN CHU, YING-YANG KELEBEK
Refleksoloji geleneksel olarak eller ve ayaklardaki belli noktalara masaj yaparak ve basınç yaparak uygulanmıştır. Bu tekniklerin etkili bir sağaltım yöntemi olduğu açığa çıkmıştır. Bununla birlikte, refleksoloji sadece eller ve ayaklardaki basınç noktalarından çok daha kapsamlıdır. Refleksoloji yansımaya ya da ayna imgesine karşılık gelir.
Taocu bilgeler içsel enerji, organların sağlık durumu ve kişilik hakkında bir şeyler öğrenmek için dışsal fiziksel özellikleri kullanmayı öğrenmişlerdi. Refleksoloji yaşamsal enerjinin ya da yaşam kuvvetinin bedendeki organlar ve bütün canlı dokular arasında dolaşım, yaptığını öğretir.
Cinsel refleksoloji, cinsel enerji ve bu enerjinin bedende kendini gösterme biçimi üzerinde çalışarak, zengin bir canlılık kaynağına ulaşmak için kadim Tao bilgeliğinden yararlanır. Cinsel sağlığın doyum veren bir yaşamın ayrılmaz bir yönü olduğu ilkesine dayanır. İnsanın içindeki cinsel potansiyelin kaynağını keşfetmek, içimizdeki enerjinin bolluğuna ulaşmanın bir yoludur.
Geleneksel Çin Tao tıbbında, çeşitli tanı yöntemleri bir kişinin dış görünümü (fizyonomi) – özellikle eller ve yüzün görünür karakteristikleri – ile iç organlarının büyüklüğü, şekli ve sağlık durumu arasında fiziksel bir bağlantı olduğunu kabul eder. Ayrıca fiziksel anatomimizin çeşitli bölümlerinin bir diğeriyle büyüklük ve biçim bakımından doğrudan orantılı olduğuna da inanılır. Dolayısıyla, dış özelliklerin büyüklüğü ve biçimi, içsel özelliklerin durumu ve bedendeki bütün özelliklerle orantısal bir benzerlik arasında bir ilişki kurulur. Bu ilke, Taocu hekimlerin günümüzde yaygın biçimde refleksoloji denen bir bilim ve sanat olarak bildikleri ve uyguladıkları bir anatomi yasası olarak düşünülür.
Dış özelliklerin iç organların sağlığını teşhis etmek için nasıl kullanıldığını düşünün. Gözler karaciğeri yansıtır: Parlak mı, bulanık mı, emilim ya da benekler var mı, v.b. gibi. Açık, beneğin, izin, bulanık bölgelerin ya da benzeri şeylerin olmadığını, koyu renkli bir iris sağlıklı bir karaciğeri yansıtacaktır. Dudaklar dalağı, burun akciğerleri, kulaklar böbrekleri, burnun ucuyla dilin özellikleri de kalbi yansıtır. Renk, doku, berraklı v.b. gibi unsurlar organlardan kol ya da bacaklara/bedenin uzantılarına giden meridyenler ya da enerji hatlarıyla, ilişkili oldukları iç organın sağlık durumunu doğrudan yansıtan bu dışsal özelliklerin durumlarıdır.
Kendi başına dışsal özellikler cinsel potansiyelin bir göstergesi olmakla birlikte (daha büyük bir başparmak daha büyük bir penisi gösterir), gerçek cinsel potansiyeli açığa vuran şey, birçok dışsal özelliğin kombinasyonudur. Bu tanısal tekniklerde usta olmak bir sanattır ve bu konuda gelişmek yıllarca süren bir eğitimi gerektirir. Bu tanısal teknikleri kullanmak güçlü ve zayıf yanlarımızı açığa çıkarmada çok yararlı olabilir. Bir kez kendimizi tanıdıktan sonra, zayıf olduğumuz ve fazladan enerji gerektiren alanları dengelemeye başlayabiliriz. Bu şekilde, çok daha bütün ve birleşmiş biri haline geliriz. Taocular her zaman genel anlamda dengeyi ilerletmek için daha zayıf alanlarımızı keşfetmeyi ve geliştirmeyi önermişlerdir.
|
Bu kategoriye son eklenenler
|
Bu kategorinin diğer yazıları
|
| En Güzel Paylaşımlar İçin Mail Grubumuza Üye Olun |












Leave a Reply