SAFRA KESESİ KARSİNOMU

Safra kesesi karsinomu yaşlılarda görülen, sık rastlanmayan bir neoplazmadır. Vakaların%70’inde safra taşıyla ilişkilidir. Safra taşı karsinomun gelişmesine neden olan faktör olabilir çünkü malign dejenerasyon riski safra taşlannın mevcudiyet süresiyle ilişki göstermektedir. Safra taşlarıyla ilişkisinden dolayı, tümör gelişmesi sıklığı kadınlarda erkeklerden iki misli fazladır.

Safra kesesinin primer tümörleri histolojik olarak skirö (%60), papiller (%25) ve mukoid (%15) görünümde olan adenokar-sinomlardır. Yayılma; erken olarak karaciğer ve hiler yapıların direkt invazyonu, koledok kanalı lenf bezlerine, karaciğer ve akciğere metastazlarla olur. Safrataşı nedeniyle kolesistektomiden sonra tesadüfen karsinoma bulunan bir vakada tümör insitu yada erken invaziv lezyon olarak keseye sınırlıdır. Çoğu invaziv karsinomlar cerrahi girişim anında yayılmış olarak bulunurlar, eğer tümör semptomlara yol açacak dereceye kadar ilerlemişse yayılmış olması kesindir.

Klinik Bulgular

A. Semptom ve Belirtiler: En sık rastlanan yakınma önceki safra koliği epizodlarına benzeyen fakat daha inatçı sağ üst kadran ağrısıdır. Sistik kanalın tümörle tıkanması bazen bir akut kolesistit ağrısı başlatır. Diğer vakalarda tıkanma sarılığı ve bazen koledok kanalının sekonder olarak tutulmasından kaynaklanan kolanjit mevcuttur.

Muayene genellikle safra kesesi bölgesinde akut kolesistitli hastada neoplazm olarak değerlendirilemeyecek bir kitleyi ortaya koyar. Eğer temel semptom kolanjit ise ele gelen kese tek başına koledok taşı için mutad olmayan bir bulgudur ve safra kesesi karsinomunu düşündürmelidir.

B.Radyolojik Bulgular: Oral kolesistogramlar küçük çapta kansari olan hastalar dışında hemen hiç görüntü vermezler. Ultrasonografi ve CT travmaları hastalığın yaygınlığını gösterebilir.

Vakaların sadece %10’unda ameliyattan önce doğru teşhis konulmaktadır.

Komplikasyonlar

Koledok kanalının tıkanması multipl intrahepatik abselere yol açabilir. Tümörle istila edilmiş kesenin içinde yada hemen yanında abseler sıktır.

Korunma

Son yıllarda kolesistektomi sıklığı arttıkça safrakesesi kanseri insidansı azalmıştır. Safrataşı hastalığı sebebiyle yapılan her 100 kolesistektomi ile bir safra kesesi kanseri vakasının önlendiği tahmin edilmektedir.

Tedavi

Laparotomide lokalize safra kesesi kanserine rastlanırsa komşu 3-5 cm.lik karaciğerde en block wedge rezeksiyonu ve hepatoduodenal ligament içindeki lenf bezlerinin disseksiyonuyla beraber kolesistektomi yapılmalıdır. Safra kesesi hastalığı nedeniyle kolesistektomi yapılırken küçük bir invaziv karsinom atlanır ve bu sonra patolog tarafından bulunursa yeniden ameliyat ve karaciğer yatağının wedge rezeksiyonuna ilaveten bölgesel lenfadenektomi düşünülmelidir. Kanserin müskülaris mukozaya penetre olmadığı az sayıda vakada tek başına kolesistektomi yeterlidir. Daha geniş hepatektomiler (örneğin sağ hepatektomi) vakit harcamaya değer görünmemektedir.

Karaciğer metastazları yada daha uzağa yayım olan vakaların %70’inde cerrahinin yararı pek azdır. Bazen tıkalı koledok kanalının dekomprese edilmesi geçici palyasyon sağlar.

Hastaların %5’i 5 yıldan fazla yaşar, bunların çoğu kronik semptomatik safrakesesi hastalığı için kelosistektomi yapıldıktan sonra tesadüfen kanser bulunan kişilerdir.

Prognoz

Radyoterapi ve kemoterapi etkili palyatif yöntemler değillerdir. Hastaların yaklaşık %90’ı teşhisi konulduktan sonraki bir yıl içinde ölürler.

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ