Sarımsak (Allium sativum)

Aile: Liliaceae.
Kullanılan Kısım: Soğanı ve dişleri ilaç ve besin olarak kullanılır.
Toplama: Bitki Asya’ya özgüdür ama bu gün dünyanın her tarafında yetiştirilmektedir. Soğanı erken sonbaharda yapraklar sararmaya başlayınca hasat edilir.

Etkileri: Bakteri öldürücü, virüs öldürücü, antiseptik, parazi öldürücü, tek hücreli parazitleri öldürücü, mantar öldürücü bağırsak solucanlarını öldürücü, bağışıklığı uyarıcı, tansiyor düşürücü, terletici, spazm çözücü ve safra salgılatıcı.

Etkiledikleri: Verem, Shigella dysenteriae, Staphylococcu aureus, Pseudomonas aeruginosa, Candida albicans, Escherichi, coli, Streptococcus türleri, Salmonella türleri, Campylobacte türleri, Proteus mirabilis, herpes simplex, influenza B, HIV, ve pek çok diğerleri. Grampozitif ve gramnegatif bakterilerin her iki grubu da.

Sarımsak Hakkında

Çok iyi tanınan mutfak bitkisi sarımsağın Asya’nın sarımsağın kokusunu yüksek merkezi batı yaylalarından kaynaklandığı düşünülmektedir ve şöyle sarımsak ile olan sorun onun güçlü kokusudur ve pek çok kişi
böyle beş bin yıllık bir süredir.Bu sebepten onu kullanırken ilaç olarak kullanılmaktadır.Rahatsızlık duymaktadır. Şimdi o antibiyotiğe dirençli kokusu giderilmiş sarımsak,hastalıkların tedavisindeki en kapsüllerini pek çok sağlıklı besin güçlü bitkidir (onu greyfurt satıcılarından temin eder).Çekirdeği çözeltisi takip etmek mümkündür.
Başka hiçbir bitki sarımsağın antibiyotik etkisi, bağışıklığı güçlendirici etkisi gibi çoklu sistem etkilerine yaklaşamaz bile.

Soğanı çizildiğinde veya ezildiğinde sarımsak yan ürün olarak allisin denen bir birleşik üretir. Sarımsaktaki kokusuz, sülfür içeren alliin adlı amino asit, allinaz adlı enzim ile temasa girer ve sarımsağın güçlü kokusundan sorumlu olan allisine dönüşümü sağlar. Allisin, diallil disülfid, diallil trisülfid, ajon (allisin ve diallil disülfid karışımı), ve sarımsakta bulunan daha pek çok ilave maddenin antibiyotik etkinlikleri gösterilmiştir. Bütün bir sarımsak dişinden hazırlanan çözeltilerin veya ayrı ayrı birleşiklerin her birinin gramnegatif ve grampozitif bakterilerin her ikisine ve en fazla hastalık yapıcı bakterilerin pek çoğuna karşı geniş yelpazeli devamlı bir antibiyotik etkinliğe sahip oldukları gösterilmiştir.1:125.000 oranında seyreltilmiş sarımsak özsuyunun bakteri gelişimini önlediği gösterilmiştir. 1984’te Singh ve Shukla’nmki gibi klinik çalışmalar tekrar tekrar sarımsağın antibiyotiklere güçlü direnç gösteren bakteri nesillerine karşı etkili olduğunu göstermiştir. Pek çok bitkinin aksine, sarımsak virüslere karşı doğrudan etkilidir. Sarımsak belki de dünyada üzerinde en fazla çalışma yapılan bitkidir; tüp deneyleri, canlı deneyleri ve insan deneyleri onun bakteriyel ve viral hastalık etkenlerine karşı güçlü etkinliğini göstermiştir.

Bağışıklık işlevini uyarmak için, kan basıncını ve kolesterol seviyelerini azaltmak için, sarımsak çiğ, pişmiş veya kapsül olarak iyi iş görür. Etkin bakteriyel bir hastalığı tedavi etmek için, ya çiğ olarak bütün halde, ya da özsu olarak alınmalıdır.

Çiğ sarımsak veya özsuyu organizmalar ile doğrudan temasa girer girmez mide-bağırsak kanalındaki bakterileri öldürür. Şırınga olarak kullanıldığında, sarımsak özsuyu (veya vajene konan bir diş sarımsak) bakterileri öldürecektir. Burun damlalarında kullanıldığında, sarımsak burun geçitleri ve sinüs yüzeylerini kaplar ve oralardaki bakterileri öldürür. Atlet ayağı ve yüzeysel deri enfeksiyonlarında kullanıldığında, etkisi kesin ve hızlıdır.

Pek çok çalışmanın birkaç tanesinde, araştırmacılar sarımsağı hem insanlar ve hem de hayvanlar üzerinde, tüm dünyada en fazla dizanteriye neden olan dört bakteri neslini tedavi etmede başarı ile kullandılar. Çinli doktorlar sarımsağı kriptokok menenjiti ve viral ensefalite karşı olağan üstü başarılı buldular. Afrikalı doktorlar onu amipli dizanteri, toksaplazına, Cryptosporidium türleri ve pyneumocystis türlerine karşı başarı ile ilk ilaç olarak kullanmaktadırlar. Amerikalı araştırmacılar sarımsağın vücudun hastalıktan korunmasına yardımcı olmak için bağışıklık sistemini harekete geçirdiğini ve hastalık meydana geldiğinde, vücudu istila eden bakterilere daha etkili saldırması için bağışıklık sistemini uyardığını göstermişlerdir. Bu güçlü etkilerin ötesinde, sarımsak kalp hastalıkları, yüksek kan basıncı, yüksek kolesterol, kanser, stres, yorgunluk ve yaşlanma tedavisinde de tekrarlanabilir ve etkileyici klinik sonuçlar göstermiştir.

Eğer antibiyotiğe dirençli bir bakteri salgınında kullanılabilecek tek bir bitki varsa, bu odur.

Hazırlama ve Dozaj

Taze olarak (özsu veya diş olarak), kapsül halinde, tentür olarak veya besin içinde alınabilir.

Taze dişler: Koruyucu olarak günde 3 defaya kadar 1 diş yiyin. Dişler daha lezzetli olması ve bulantı yapmaması için dilimlenir ve bal ile karıştırılabilir. Akut durumlarda, bazı klinisyenler günde 3 ila 9 baş sarımsağa kadar kullandıklarını bildirmektedirler. (En iyi yolun başların özsuyunu çıkarmak ve havuç veya domates suyu ile içmek olduğunu bildirmektedirler.
Taze özsu: Gerektikçe başların özsuyunu çıkartın; gerektikçe 4 ila 1 çay kaşığı (1 ila 5 ml) alın.
Kapsül: Koruyucu olarak günde 3 defa 3 kapsül.
Akut durumlarda:Günde 30 kapsüle kadar.
Tentür: Taze baş % 95’lik alkolde 1:2 oranında, günde 6 defaya kadar 40 damla.
Besin: Her şeyin içinde bol bol. Akut durumlar sırasında arttırın.

Yan Etkiler ve Kullanılmayacağı Durumlar

Bulantı, kusma. Pek çok uygulayıcı sarımsağın taze olarak ya çiğ ya da özsu halinde kullanıldığında en güçlü antibiyotik etkinliğine sahip olduğuna inanmaktadırlar. Maalesef sarımsak çiğ bir bitki veya özsu olarak herhangi bir miktarda kullanıldığında olağan üstü keskin ve acıdır. Miktar olarak tüketilirken dikkatli davranılmalıdır. Bir başın tamamından çok az özsu çıkmasına rağmen, olağan dışı etkinlik gösterir ve aslında çok az miktarlarda bile, oldukça güçlü bir kusturucudur.

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ