Sepsisin klinik evreleri

Sepsisin ilk dönemi preşok evresi olarak isimlendirilir. Bu dönem ateş, hiperventilasyon ve respiratuar alkaloz ile karakterizedir. Preşok dönemine girme ve bu dönemin klinik belirti vermesi değişik konakçı ve tedavi faktörlerine bağlıdır.

Tablo I. Preşok dönemini belirleyen faktörler

Konakçı faktörleri:

1.  Eşlik eden hastalığın ciddiyeti

2. Yaş

3.  Diabetes mellitus

4. Kalp, böbrek ya da karaciğer .

yetmezliği

5. Granülositopeni

Tedavi faktörleri:

1.  Üriner ya da intravenöz kateter varlığı .

2. Süregelen kemoterapi ya da radyoterapi

3. Cerrahi girişim

Klinik belirtilerin ortaya çıktığı dönemde ise septik olaya bağlı patofizyolojik olaylar ilerlemiş durumdadır ve hastalarda hipotansiyon gelişir. Bu evrelerde uygun tedavi ve daha önce sözü edilen faktörlere bağlı olarak hasta iyileşebilir, ya “multiorgan yetmezliğine girebilir ya da ölebilir.

Multiorgan yetmezliği genellikle belirgin klinik şoku takiben gelişir. Tam bilinmemesine rağmen konakçının substratı etkin kullanamayarak adenozintrifosfat (ATP) şeklinde enerji oluşturamaması ve protein sentez edilememesi ana patofizyolojik olay olarak kabul edilir. Klinik şok döneminde metabolik destek sağlanamazsa değişik organ yetmezlikleri ortaya çıkar.

Multipl organ yetmezliği klinik olarak üç evreye ayrılır:

Evre I : Septisemi, pulmoner yetmezlik ve düşük oksijenizasyon ile karakterizedir. Eğer uygun destek verilirse hastaların çoğu bu fazı atlatabilir.

Evre II: Karaciğer fonksiyon bozukluğu ile karakterize olup sarılık ve hipoalbuminemi ile belirlenir. Ek olarak hastada bilinç bulanıklığı, anemi, stres ülseri, yara iyileşmesinde gerileme ve deri antijenlerine anerji gelişir. İnfeksiyon kaynağı bu dönemde saptanır.

Genelde polimikrobik olan bakteriyemi başlangıçta antibiyotik ile kontrol edilebilirse de geç dönemde direnç kazanır.

Evre III: İnotropik ajanlara ve volüm desteğine yanıt vermeyen biventriküler kalp yetmezliği gelişir. Pulmoner ödem, atelektazi ve bronkopnömoni beraberinde olur. Sonuçta koagülopati, hipotansiyon ve asistoli görülür.

Bu olaylar zincirinde;

(1) sepsisin metabolik bir süreç olduğu,

(2) karaciğer hastalıkları ve sepsisin “metabolik rezerv”deki azalmaya bağlı olarak sinerjistik etkiye sahip olduklan ve

(3) multiorgan yetmezliği olan hastaların yaklaşık 1 /3ünde bakteriyeminin olmadığı gözlemlenmiştir.

Blaisdell ve arkadaşları ise septik şokun klinik belirtilerini kırmızı şok, final fazı ve beyaz şok olmak üzere değişik üç evrede tanımlamışlardır.

Kırmızı şok evresinde hipotansiyon ile birlikte periferik vazodilatasyon vardır. Dolaşım sistemindeki değişiklikler bakteriyel toksinlerin yol açtığı a-v santiara bağlıdır.

Final fazında kardiyovasküler instabilite vardır.

Ateş ile periferik vazokonstrüksiyonun yerini hipotansiyon ve periferik vazodilatasyon alır.

Beyaz şok evresinde ise hipotansiyon, düşük kalp debisi, takipne, koma ve kardiak arrest olur.

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ