Subdural kanama

Doğum sırasında mekanik travma ile damar yırtılması sonucu subdural aralıkta kan toplan masıdır. Obstetrik yöntemlerin gelişmesi ile sub­dural hematom sıklığı çok azalmıştır. En fazla primipar kadınların iri çocuklarında görülür. Makatla doğum, forseps uygulaması subdural kanama riskini arttırır.

Subdural kanama serebral konvcksite üze­rindeki yüzeysel venalar ile korteks ve superior sagittal sinüs arasındaki venalann, bazen de ten torium ve falx cerebri’nin birleştiği alandaki ve nalarm yırtılmaları sonucu oluşur. Kanamalar sıklıkla beyin kaidesine lokalizedir, sinüs ve ga lenik venlerde de yırtılmalar olursa posterior fossaya kadar yayılabilir. Basınçla parietal ke­miklerin aşırı üstüste binmesi bazen superior sagittal sinüsün laserasyonuna ve ağır kanama­ya neden olabilir. Nadir olarak makatla gelişte oksipital sinüs yırtılmaları da subdural kana­maya neden olur.

Yüzeysel serebral venlerin kanamaları, se­rebral konveksite üzerinde ince bir tabaka şek­linde oluşur. Sıklıkla tek taraflı ve subaraknoid kanama ile birliktedir. Preterm bebeklerde yü­zeysel venler iyi gelişmemiş olduğundan, bu tür kanamalara daha çok miadında doğanlarda rast­lanır.

Subdural kanamalarda klinik belirtiler de­ğişkendir. Bir grup bebek asemptomatiktir ya da hafif letarji dışında belirti yoktur. İkinci bir grupta ön fontanelin kabarık ve gergin oluşu, letarji ve ileri derece hipotoni önde gelen bulgu­ları oluşturur. Bu belirtiler doğumdan kısa bir güre sonra gelişir. Bu vakalar akut subdural ka­nama olarak tanımlanır. Fokal nörolojik belirti Vardır veya yoktur. Moro refleksi zayıftır. Bazı vakalarda kusma ve irritabilite görülebilir, opis totonus gelişebilir. Subdural hematom en sık ola­rak subakut bir klinik gidiş gösterir. Bu grupta belirtiler doğumdan birkaç saat veya gün sonra fokal, bazen müitifokal konvülziyonlarla ortaya çıkar. Emme güçlüğü, uyarıya yanıt azalması, santral tip fasiyal paralizi, ekstremite paralizisi gelişebilir. Fontanel hafif veya orta derecede ka­barıktır, gözlerde «batan güneş» görünümü ola­bilir. Ağır vakalarda temporal lob herniasyonu, buna bağlı beyin sapı basısı belirtileri ve tek ta­raflı midriasis gelişir.

Kronik subdural hematomda belirtiler do­ğumdan birkaç hafta veya ay sonra, hematom çevresinde membran geliştikten ve osmotik de­ğişiklikler sonucu hematomun sıvı içeriği ve hacmi arttıktan sonra ortaya çıkar. Bu vakalar­da belirtiler ilerleyen baş büyümesi, konvülzi yon ,anemi ve gelişme geriliğidir. Subdural he­matom büyüdükçe 4 üncü ventrikülün yeri değişir ve tıkanma meydana .gelir. İntrakranial basınç artması belirtileri ortaya çıkar. Fontanel kaba­rıktır ve baş çevresinde ilerleyen bir büyüme gözlenir.

Miadında doğan çocuklarda oftalmoskopi ile retinada önemli kanama görülmesi subdural kanamayı düşündürmelidir. Subdural kanama vakalarının % 20 sinde kafatası kırıklarına rast­lanmaktadır. Bu açıdan kraniografi çekilmelidir. Kesin tanı bilgisayarlı beyin tomografisi (bbt) ile konulur. Doğum travması öyküsü ve nonspe sifik nörolojik belirtilen olan yenidoğanlarda bbt ile kontrol yapılmalıdır.

Akut ve subakut subdural kanamada teda­vi ile genellikle sonuç alınamaz. Erken dönemde cerrahi girişim ile bazı vakalarda iyi sonuçlar bildirilmiştir. Kronik vakalarda subdural ponk­siyonla boşaltma yalnızca artmış intrakranial basıncı düşürmek için yapılır. Hidrosefali geli­şen vakalarda nöroşirurjikal girişim gereklidir. İntrakranial basıncı sürekli arttıran subdural bir hematom, subdural peritoneal shunt uygu­lanmasını gerektirir.   .

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ