TUTUN YAPRAĞI

(La. Folium Nicotianae, Al. Tabakblaetter, Fr. Feuille de tabac, İn. Tabacco leaf)

Nicoîina tabacum L. (Solanaceae) türünün kurutulmuş yapraklarıdır. Bu tür 1 m kadar yükseklikte, pembe, yeşilimsi beyaz çiçekli, bir yıllık otsu bir kültür bitkisidir, Vatanı Amerika olup İspanyollar tarafından Avrupaya getirilmiş ve 17. yüzyılın başından beri de Türkiyenin muhtelif bölgelerinde yetiştirilmektedir.

Dış görünüş: 20-30 cm uzunlukta, tam kenarlı, saplı veya sapsız yapraklardır. Özel ve kuvvetli bir kokusu, acı ve yakıcı bir lezzeti vardır.

Bileşim: Alkaloitler (% 0.40-4.5) taşımaktadır (1). Alkaloitler içinde miktarı en yüksek olan niko-fin’dir. Bu alkaloit fena kokulu bir sıvıdır. Tohum-ar % 35-44 arasında sabit yağ taşır (2).

Etki ve kullanılış: Tütün yaprağından hazırlanan nfusyon (% 1) haricen vücut parazitlerine karşı, vücuda sürülmek suretiyle kullanılır. Nikotin’in ülfat tuzu, tarımsal mücadelede, böcek öldürücü >larak geniş mikyasta kullanılmıştır. Zehirliliği yüksek olan bir maddedir. Çok dikkatle kullanılmalıdır.

Tütün Osmanlı İmparatorluğuna 1605 yılında Hollandalı ve Venedikli tacirler tarafından sokulmuş ve kullanılışı kısa bir sürede yayılmıştır (3). Tütün içmeyi yasaklayan fetvalara ve Sultan Murat IV döneminde uygulanan, ölüm cezasına (1635) rağmen kullanılmasının önüne geçilememiştir.

Osmanlı İmparatorluğu döneminde tütün içenler dumandaki zararlı maddelerin bir kısmını tutmak için uzun “Çubuk”‘lar kullanırlardı. Tütün çubukları yasemin, kiraz, mahlep, gül ve fındık gibi az çok kokulu bitkilerin dallarından yapılırdı, Aynı amaç

için Yakın Doğu’da, tütün dumanını sudan geçirerek, zararlı maddelerinden kurtarmak: için “Nargile” denilen apareyler kullanılırdı (4).

Tanınmış İtalyan edibi seyahatnamesinde (5), tütün için kahve, afyon ve şarap’tan sonra “Şehvet çadırının dördüncü direği” veya “Zevk ve sefanın dördüncü minderi’dir”, dedikten sonra yüz yıl kadar önce tütün satıcılarının îstanbulda, Mısır çarşısı ile Balık pazarı arasında, dar bir sokakta toplanmış olduklarım bildirerek çarşıyı şöyle tarif etmektedir:

“Bir zamanlar, kahve gibi, sultan fermanları ve şeyhülislâm hükümleriyle yasak edilen ve iştahı daha da arttırmaktan başka bir şeye yaramayan işkence ve azabın sebebi olan tütün. Bütün sokak tütün tüccarlarının işgali altındadır. Rafların üzerinde, üstüne bir limon konmuş ehram veya değirmen taşı şeklinde tütün mostraları görülür. Antakya’nın Laz-kiye tütünü, sarı ve ipek gibi ince Saray tütünü, sigara yahut çubuk tütünü, Galata’daki iri kıyım hamalın içtiği tütünden saray bahçelerindeki köşklerde odalıkların efkârım dağıtan tütüne kadar her çeşnide ve her sertlikte tütün yığınları vardır. Ağıza nargile suyu ile temizlenmiş dumanı gelmese, en eski tiryakinin bile başını ağrıtacak çok sert bir tütün olan tömbeki ilâç gibi cam kavanozların içinde saklanır. Tütün tüccarlarının hemen hepsi kibar görünmeyen çalışan calî tavırlı Rumlarla Ermeniler-dir; alıcılar bunlarla şundan bundan konuşarak uyuşmaya çalışırlar; Hariciye nezareti ile Serasker kapısı memurları burada görülürler; bazen mühim birisiyle selâmlaşılır. Siyasetten bahsedilir, havadis toplanır, olan biten anlatılır; buf dinlendirici ve sadece içinden geçerken bile, gevezelik etme ve tütün içme zevkini hissettiren kendine mahsus ve asaleti olan ufak bir çarşıdır”.

Bugün memleketimizde çubuk ile tütün içme adeti tamamen terkedilmiştir. Nargile ise meraklıları tarafından bilhassa Batı Anadolu (İzmir) bölgesinde halen de kullanılmaktadır.

Aksu, S. ve Enercan, S.: Türk tütünlerinin kimyasal bileşim karakterleri – inhisarlar Enst. Rap. 6: 256 (1954), 7: 43 (1956) ve S: 185(1958).

Akkoyunlu, A.Z.; Tütün tohumlarından yağ istihsaline ait çalışmalar – İnhisarlar Tütün Enst, Rap. 3: i (1943). Jouannin, J.M.: Turquie 202, Paris (1848).

4 – Apery, R: Le tabac – Revue Medico – pharmaceutique 25: 123 (19Î2).

5 – Edmondo de Amicis: İstanbul (Çeviren: B. Akyavaş) 102, Ankara (196İ).

2-

3-

Diğer isimler: Duhan (Arapçadan).

Toksikolojik etki: Bitki taşıdığı alkaloitler nedeniyle çok zehirlidir. Bir damla nikotin dil üzerine konulduğu zaman ölüm ile sonuçlanan kuvvetli bir zehirlenme meydana getirir. Tütün yapraklarından hazırlanan hulâsalar (% 1) haricen vücut parazitlerine, ziraatte ise haşere öldürücü olarak kullanılır. Bu şekilde kullanılış bazı kaza zehirlenmelerine sebep olmaktadır. Nikotin’in sülfat tuzu da ziraatte haşere öldürücü olarak kullanılır. Bu bijeşiğin zehirlilik etkisi de çok yüksektir. Kaza sonucu dahilen alınması ile öldürücü zehirlenmeler meydana gelir. Bitki ile meydana gelen zehirlenmeler memleketimizde çok nadirdir. Tütün ile zehirlenerek ölmüş hayvanların etleri de zehirlirdir.

N. glauca R. Graham (Yabani tütün: 200-300 cm yükseklikte, çok senelik bir bitkidir. Yapraklar mavimsi-yeşil renkli, uzun saplı. Çiçekler sarı renkli ve 3-4 cm uzunlukta. Vatanı Amerika olmakla beraber Ege ve Akdeniz bölgelerinde (İzmir, Aydın, Antalya, Mersin) yabani olarak rastlanmaktadır. Alkaloit olarak nikotin ve anabasin taşır. Bu nedenle çok zehirlidir. Yapraklarmdan su ile hazırlanan hulâsalar tanında haşere ilâcı olarak kullanılmıştır.

N. rustica L. (Deli tütün, Hasankeyf tütünü): 150 cm kadar yükseklikte, bir yıllık bir bitkidir. Yapraklar 30 cm kadar uzunlukta ve buruşuk yüzlü. Çiçekler yeşilimsi san renkli ve 1.5 cm kadar uzunluktadır. Güneydoğu Anadolu’nun bazı bölgelerinde (Gaziantep ve Kahramanmaraş) yetiştirilmektedir.

Yapraklarından çiğneme tütünü, pipo tütünü ve nargile tütünü (Tömbeki) hazırlanmaktadır. Nikotin miktarı N. tabacum türününkinden daha yüksektir.

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ