YARA TEDAVİSİ

YARA TEDAVİSİ:
Yaraların, özellikle maksillo-fasyal bölge yaralarının tedavisi:
a) Yaralanmadan sonra geçen zamana,
b) Yaranın derinlik ve genişliğine,
c) Varsa madde kaybının büyüklüğüne,
d) Yaranın yumuşak dokulardaki lokalizasyonuna,
e) Yaralanmanın kemikte de bulunup bulunmadığına göre de­ğişir.
Yüz yaralarının tedavisinde esas prensip, uzvun fonksionunu idame ve estetik görünüşünü temindir. Bu durumu temin için ba-zan cerrahi metotlar yetişmeyebilir. Bu takdirde protetik yollara müracaat etmek gerekebilir. Maksillo fasyal travmatizma cerrahisi­nin iki hedefi vardır.
I — Yaranın immediyat tedavisi, varsa kırıkların tedavi ve tes-biti, II — Travma sonu meydana gelen sekellerin restorasyonu
Yaralı ilk saatte görülmüşse aşağıdaki acil tedavi çarelerine baş vurulmalıdır.
a — Genel tedbirler:
1 — Şokun meydana gelmesini önleyecek tedbirler alınmalı, varsa şokla mücadele edilmelidir. (Şokla ilgili izahat daha sonra ve­rilmiştir) .
2 — Kanamalar, arter ve ven kanamaları pense edilerek an-napp kanamalar tazyikli pansumanla durdurulmalıdır. (Kanamalar hakkında bilgi ilgili bölümde verilmiştir).
3 — Teneffüs yollan serbestleştirilmelidir. Ağızda mevcut ola­bilen kan müküs, yabancı cisimler temizlenmeli, aspire edilmeli, di­lin geriye kaçıp asfiksiye sebebiyet vermesi önlenmelidir.
4 — Bronşit ve brokopnomoniye sebebiyet verecek her türlü et­ki kaldırılmalıdır.
5 — Yaralı likit veya yan likit gıdalarla ağız yolu ile, mümkün olmadığı takdirde intra nazal sonra ile beslenmelidir.
6 — Anestezi gerekiyorsa genel anestezi değil lökorejyonal anes­tezi kullanılmalıdır.
b — Bizzat yaranın tedavisi:
Yara tedavisinde ilk merhale cerrahi dezenfeksion veya yara tuvaletidir. Yaranın etrafı tentürdiyot veya herhangi bir antiseptik ile temizlenir. Yara kenarlarında ve üzerinde nekroze olmuş diğer örgülerden ayrılmış veya çentiklenmiş olan doku kısımlan itinalı bir şekilde kesilip çıkarılır. Bu iş azami tasarrufla yapılmalıdır. Yara içinde ve civarında bulunabilen yabancı cisimler ve kan pıhtılan da temizlenir. Varsa kanama mihraklan dikkatli bir şekilde pense edi­lir ve ince katgütle bağlanır. Bu iş bitirildikten sonra yaralı ilk 10 saat içinde ise yaranın per primam şifasını temin etmek için anato­mik katlar usulü veçhile sütüre edilir. Buna primer sütür adı verilir. Primer sütür koyabilmek için yaralının ilk 10 saat içinde bulunma­sı, çok geniş cilt defektlerinin bulunmaması gerekir. Konan şütür-lerin fazla gerginlik yapmaması da gereklidir.
Primer sütürün konamaması halinde, granülasyon dokusunun teşekkülünden evvel, ilk bir hafta içinde yaranın sütüre edilmesi dü­şünülebilir ve faydalıdır da. Yalnız burada yapılan sütürlerin müm­kün mertebe gevşek olması ve devamlı bir şekilde kontrol edilmesi gerekir. Sütür hattı veya çevresinde ödem ye ağn müşahade edilir­se drenajı tenlin için sütürler alınır. Yaralanmadan birkaç gün son­ra yapılan sütüre geciktirilmiş primer sütür denir. Şayet yaraya pri­mer veya geciktirilmiş primer sütür konması mümkün değilse, yara enfekte ise, enfeksionla mücadele edip yarayı enfeksiondan kurtar­mayı hedef tutan aktif bir tedavi yoluna başvurulur. Sistematik ola­rak antibiotik tatbikatı steril pansumanlar yapılmalıdır. Yaranın lo-kal tedavisinde antibiotiklerden, epidermizasyonu kolaylaştıran veya süratlendiren ilaçlardan istifade edili

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ