Yaralanmanın Tipleri

A.Penetre Edici Travma: Penetre yaralanmalar eğer içi boş bir iç organı delmişlerse sepsise sebeb olabilirler. Dolu bağırsak yaralandığı zaman veya bağırsağın retroperitoneal bir bölümü penetre edildiği zaman bağırsak muhteviyatının dökülmesi başlangıçta fark edilmeyebilir ve bulgular minimal olabilir. Artan karın hassasiyeti cerrahi eksplorasyon gerektirir. Yükselmiş lökosit sayısı veya yaralanmayı izleyen birkaç saatte görünen ateş erken teşhisin anahtarlarıdır. Penetran yaralanmalar, eğer büyük bir damar veya karaciğeri içine alırlarsa erken olarak ağır şoka sebeb olurlar. Dalak, pankreas ve böbreklerin penetran yaralanmaları, eğer organın büyük bir damarı (mesela renal arter) hasar görmemişse genellikle masif olarak kanamazlar. Kanama acil olarak kontrol edilmelidir. Üç ayrı yoldan sıvı resüssitasyonuna cevap vermeyen penetran karın yaralanmalı şoktaki hasta, göğüs röntgenini takiben derhal ameliyat edilmelidir.

Hemodinamik olarak stabil, penetre alt göğüs veya karın yaralanmaları olan hastalann tedavisi değişiklik gösterir. Peritonit veya hipovolemi bulguları olan hastalann cerrahi eksplorasyon geçirmeleri gerektiği, ama hemodinamik olarak stabil olan ve sepsis belirtileri olmayan hastalar için tedavinin daha az kesin olduğu hususunda bütün cerrahlar hemfikirdirler.

Alt göğüs ve karının çoğu delici alet yaralanmaları acilen eksplore edilmelidirler. İçi boş bir iç organ yaralandığı zaman tedavideki gecikme ağır bir sepsisle sonuçlanabilir. Alt göğüs ve karının bütün ateşli silah yaralanmaları açılıp gözlenmelidir, çünkü böyle vakalarda büyük karın içi yapıların yaralanmasının görülme sıklığı %90’ı geçer.

B.Künt Travma: Kunt karın travmalan genellikle solid karın organlarını (dalak, karaciğer, pankreas ve böbrekler) yaralar. Arasıra özellikle hassas olan duedonumun retroperitoneal bölümü ve mesane olmak üzere içi boş organlar yaralanırlar.

Kunt travmayı takiben karının eksplorasyonu için 3 ana endikasyon; peritonit, hipovolemi veya sıklıkla karın içi yaralanmalarla birlikte olduğu bilinen diğer yaralanmaların varlığıdır. Kunt karın travmasından sonra peritonitis nadirdir ama herzaman eksplorasyon ister. Peritonit belirtileri, duedonum, mesane, ince bağırsak veya safra kesesi gibi içi boş organların yırtılmasından, pankreatik yaralanmalarda ve bazen retroperitoneal kanama mevcudiyetinden ortaya çıkabilir.

Normal göğüs filmi olan hastalarda hipovolemi, eğer karın içi kanama peritoneal lavaj veya karının CT (kompütürüze tomografi)’siyle teyit edilmezse yahut karın dışı kanama hipovoleminin sebebini izah etmek için yeterli olmasa da karnın eksplorasyonu için endikasyondur. Karın travmasının açık delili olmasa bile kunt travmalı ve hipovolemili hastalar ilk olarak karın içi kanama için muayene edilmelidirler. Mesela hipovolemi geniş bir saçlı deri laserasyonundan kan kaybına bağlı olabilir ama şüphelenilmemiş dalak yırtılmasına da bağlı olabilir. Hemoperikardium hipovolemi hariç hiç belirtisi olmayabilir. Karın düz olup, hassas olmayabilir. Kontrol altına alınmış karın dışı kanaması hastalar, hayati işaretlerin stabililiği ve yeterli bir idrar debisiyle başlangıç sıvı resüssitasyonuna cevap vermelidirler. Eğer hipovolemi tekrarlarsa, sebeb olarak karın içi kanama düşünülmelidir.

Karın yaralanmalarıyla sık sık birlikte olan yaralanmalar, kaburga kırıkları, pelvik kırıklar, karın duvarı yaralanmaları, torakolomber vertebra kırıklarıdır (Mesesa sol alt kaburga kırıkları olan hastaların %20’si yırtılmıştır.

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ