ZAKKUM VE KANSER

Opr.Dr. Ziya Özel’in, Zakkum yapraklarından hazırladığı bir sulu hulâsayı zerk suretiyle kullanarak, bazı kanser türlerinde başarılı sonuçlar aldığı 11 Şubat 1988 günü, TRT l’de 28 dakika süren bir haber ile kamuya duyurulmuştur.

Bu açıklama üzerine ilgili hekimler konuyu tartışmaya başlamış, leyh ve aleyhte birçok görüş ileri sürülmüştür.

İstanbul Univ. Deneysel Tıp Araştırmaları Merkezi (DETAM)’nde fareler üzerinde bazı deneyler yapılmış ve sonuçta merkezin yöneticisi Prof.Dr. Sevim Büyükdevrim Dr.Özel’in hulâsasının (NO ekstresi) farelerde kanseri % 100 önlediğinin saptandığını açıklamıştır. Buna karşılık Cerrahpaşa Tıp Fak. Onkoloji Bölümü öğretim üyelerinde Prof.Dr.Uğur Derman DETAM’ın bu tür araştırmaları yapacak bir güçie olmadığını belirtmiştir (3).

Konunun önemi nedeniyle, 31 Mart 1988 tarihinde, Ankara’da toplanan “VII. Bitkisel İlaç Hammaddeleri Toplantısında “Bitkilerin Kanser Tedavisindeki Yeri ve Nerium oleander” konusu ele alınmış ve bu toplantıya 22 bildiri sunulmuştur (4).

Songül Türköz bu toplantıya sunduğu bildiride Dr.Özel tarafından 1966 yılından beri yapılan uygula-

1  – Baytop. T.: Türkiye’nin doğal kaynaklarından yararlanarak DigiEalis glikozitleri elde edilmesi – TÜBİTAK, Tıp araştırma

Grubu Yürütme Komitesi Sekrcterliği’ne verilen 22.09.1982 tarihli rapor.

2 – Kuyumcu, N.: Düzce yöresinde Digitalis lanata kültürü Uluslararası Tıbbi Bitkiler Kollogiumu 105. İzmir (1975).

3-    Milliyet gazetesi 16 ve 17 Şubat (1988).

4-    VII. Bitkisel İlâç Hammaddeleri Toplantısı, Bildiriler, Ankara (1988).

malan iyi bir şekilde incelemiş ve gerekli araştirmala-nn bilimsel düzeyde yapılmadığı için Dr.Özel’in iddialarının inandırıcı olmadığı sonucuna varmıştır (1).

Meydana gelen tartışmalara bir açıklık getirmek için Yurdakul Fincancı ve Asuman Aydın, Dr. Özel ile uzun bir konuşma yaparak, iddiaları “Zakkum Dosyası” adı altında 7 bölüm halinde yayınlarmşlardır(2).

Konunun Türkiye’de çözümlenmesinin mümkün olmadığının anlaşılması üzerine, Prof.K.H.C. Başer (Eskişehir) aracılığıyla, konu Münich Eczacılık Enstitüsü hocalarından Prof. H. Wagner’e verilerek, kansere karşı etkili olabilecek bileşiklerin, saptanması istenmiştir. Bu araştırmacının 2 yıl süren çalışmaları sonunda da etkili madde saptanamamış ve ilaç üretimi için gerekli patentin alınamamış olması nedeniyle konu terkedilmiştir (3).

Bu konu, bir bitkiden etkili bir bileşik elde edip ilaç haline getirilmesinde uygulanması zorunlu incelemelerin (4) (analitik, toksikolojik, farmakolojik ve klinik) yapılmadan yola çıkılmasının hüzünlü bir hikâyesidir. Yeterli bilgi, beceri ve tesise sahip bulunmadığımız için girişim emek, para ve zaman kaybıyla sonuçlanmıştır.

TÜRKİYE BİTKİLERİ ÜZERİNDE YAPILAN ANTİTÜMOR MADDE ARAŞTIRMALARI:

Prof. Ayhan Ulubelen (İstanbul) 1968 yılından beri Türkiye bitkileri üzerinde antitümor madde araştırmaları yapmaktadır. Bu araştırmalar bitki örneklerinden hazırlanan alkol hulâsalarının Ameri-ka’daki NIH (National Institute of Health) merkezine yollanarak, fareler üzerinde yapılan deneyler ile, antitümor bir etkiye sahip bulunup bulunmadığının saptanmasından ibarettir (5).

Bu güne kadar yapılan deneylerde antitümor etkisi olan ve tedavi maksadıyla kullanılabilecek özelliğe sahip bulunan etkili bir bileşik saptanamamıştır,

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ