Ameliyat sonrası ağrısı

Göğüs ve karın içi ameliyatlarından, oynak ve kemikler üzerinde yapılan büyük müdahalelerden sonra ağrı çok şiddetlidir. Bu hastaların aşağı yukarı %60 ı şiddetli, %25 i orta derecede ve %15 i ise hafif ağrıdan şikâyet ederler. Baş, boyun,kollar ve bacaklar veya karın duvarı üzerinde yapılan yüzeysel ameliyatlardan sonra hastaların %15 i ağrının şiddetli olduğunu söylerler. Bu farkları getiren etkenler ameliyatın süresi, ameliyat travmasının derinliği, kesinin türü ve ameliyat alanının görebilmek için yapılan intraoperativ ekartmanın derecesinden ibarettir. Dokulara nazik muamele edilmesi, ameliyatın hızlandırılması ve kasların iyice gevşetilmesi ameliyat sonrası ağrısının şiddetini azaltır. Derin nefes alma ve öksürük gibi kesiyi geren hareketler ameliyat sonrası ağrısının teşekkülünde rol oynarlar. Subkostal kesiler orta hat boyunca yapılan keşlilerden daha az ağrılıdırlar. Ortopedik işlemlerden sonra oluşan şiddetli ağrıların sebebi kaslardaki refleks spazmdır.

Aynı ameliyat her hastada, bunların fizik yapısına, emosyonel durumuna ve kültür seviyesine bağlı olarak farklı derecede ağrı uyandırır. Endişe (anxiety) ağrıya karşı olan toleransı düşüren en büyük faktördür. Yardımdan yoksunluk, korku ve müphemiyet ameliyat sonrası hastasında endişenin husulünde rol oynayan esas etkenlerdir.

Ağrı duygusu organizmanın müdafaa mekanizmasının bir parçası olduğundan ameliyat sonrası ağrısının ifade ettiği mana o derece önemli değildir, sadece bir korku (anxiety) ve ıstırap kaynağıdır. Ağrı ameliyat sonrası komplikasyonlarım doğuracak  olan solunum, mide-bağırsak, dolaşım ve iskelet kasları fonksiyon bozukluğuna da yol açar.

Ağrı impulsları merkez sinir sistemine ulaşır, burada segmental ve supraseg-mental reflekslere ve kortikal cevaplara yol açar. Segmental cevaplar ön boynuz hücrelerinin uyarılmasından ileri gelip çizgili kas spazmı, vazospazm ve sindirim kanalında faaliyet azalması şeklinde endokrin sistem bozukluklarından ibarettir. Kortikal cevaplara gelince, bunlar iradi hareketler ve korku ve endişe (apprehension) gibi psikolojik reaksiyonlar şeklindedir.

Bu emosyonel cevaplar medulla spinalisteki ağrı transmissionlarını kuvvetlendirir, ağrı duyma eşiğini düşürür ve ıstırabın devamına yol açarlar.

Özellikle göğüs ve üst karın ameliyatlarından sonra olmak üzere postoperativ ağrı iradi veya gayri idari olarak toraks, karın kasları ve diafragmanın kasılmasına yol açar. Hasta öksürmek ve derin derin solumaktan çekinebilir. Bunun sonucu olarak vital kapasite ameliyat öncesi değerinin yaklaşık olarak %50 sine ve FRC preoperativ seviyesinin ortalama olarak % 70 ine düşer. Salgının toplanması ve FRC nın düşmesi atelektazilerin oluşmasına yol açar. Yeterli analjezi FRC yi artırabilir ve akciğer komplikasyonlarının sıklığını düşürebilir.

Sempatik refleks hiperaktivitesi sonucu mide-bağırsak peristalsisisinin durması karın şişmesine ve kusmaya yol açar. Ameliyat sonrasında fizik faaliyetin azalması venöz trombosisle sonuçlanabilecek olan venöz stasisin teşekkülüne sebep olur.

Çoğu zaman ortopedik işlemlerden sonra görüldüğü gibi iskelet kaslarının spazmı fizik faaliyeti azaltır ve daha çok ağrının husulüne yol açabilen ilave kötü stimuluslar meydana getirir.

Kalbe dönen kan miktarı, merkezi sempatik tonusun yükselmesi, katekolamin ve diğer stres hormonlarının salgılanması sonucu artar. Ağrının dolaşımda husule getirdiği değişiklikler lokal doku asidozisini artıran vazospazm veiskemia gibi olaylardır.

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ