ARTERİYEL YARALANMALAR Klinik Bulgular

A.Kanama: Her ne zaman büyük bir kan damarı yakınında penetran bir yaralanma meydana gelirse, arteriel yaralanma ihtimali düşünülmelidir. Pulsatil eksternal kanama olduğu zaman teşhis aşikardır, ama derin dokularda, göğüste, karında veya retroperitoneumda kan toplandığı zaman tek görüntü şok olabilir. Periferik vazokonstriksiyon, kan volümü yeniden eski haline getirilinceye kadar, periferik nabızların alınmasını güçleştirebilir. Eğer arter tam olarak kopmuşsa, büzülmüş damar uçlarında trombüs oluşabilir ve bir büyük damar yaralanmasından şüphelenilmeyebilir. Bir penetran yaralanmanın distalinde arteriel nabızların varlığı, arteriyel yaralanmayı bertaraf etmez. Bir ekstremitede büyük arter yaralanması bulunan hastaların yaklaşık %20si, ya damar tromboze olmadığı için ya da nabız dalgaları yumuşak doku yoluyla iletildiği için, yaralanmanın distalinde palpe edilebilen nabızlara sahiptirler.

B.İskemi: Akut arteriyel yetmezlik doku kaybını önlemek için acilen teşhis edilmelidir. Hastada “5P” lerin (ağrı, solukluk, felç, his kusuru, nabız yokluğu) biri veya daha fazlası olduğu zaman iskemiden şüphelenilmelidir. Hipoksiden, farklı hücrelerin etkilenme dereceleri çeşitlilik gösterirler. (Mesela; Karotis arterin ani tıkanması, eğer kollateral dolaşım yeterli perfüzyonu muhafaza edemezse dakikalar içinde beyin haşarıyla sonuçlanır, ama bir böbrek birkaç saatlik ağır iskemıyle hayatiyetine devam edebilir). Periferik sinir ve kaslar, iskemiye deriye nazaran daha az dayanıklıdırlar ve 4-6 saat sonra geri dönüşü olmayan değişiklikler gelişir. îskemiyle sodyum pompası bozulur, hücreler şişer ve hücre membranlarının devamlılığı kaybolur, anaerobik metabolizmaya itilmeye bağlı olarak hücre içi su üretimi yükselir, kan viskozitesi artar ve eritrositler kapillerleri tıkarlar. Bu etapta perfüzyonun yeniden düzeltilmesi bazan doku nekrozuna sebep olan şişmeyi (reperfusion edema) artırabilir.

C.Yalancı Anevrizma: Travma sonucu olarak arter duvarının yırtılması, yalancı bir anevrizmanın oluşmasına yol açabilir. Yalancı anevrizmanın duvarı, primer olarak komşu dokulardan çıkmış fibröz dokudur, arteriyel doku değildir. Kan, fistül açıklığı yoluyla akmaya devam ettiği için, ekstremite nadiren iskemiktir. Yalancı anevrizmalar herhangi bir zamanda yırtılabilirler. Bunlar elastik liflere sahip olmadıkları için genişlemeye devam ederler. Semptomlar, bitişik sinirlerin baskılanmasına, kollateral damarların veya anevrizma rüptürünün bir sonucu olarak, kademeli bir şekilde ortaya çıkarlar..

D.Arterio-Venöz Fistül: Yakın komşuluğu olan bir arter ve venin aynı anda yaralanması ile, kanın arterden vene girmesine izin veren bir fistül şekillenebilir. Venöz basınç arteriyel basınçtan daha düşük olduğu için arteriovenöz fistül yoluyla akım devamlıdır. Sistol süresince fistül üzerinde, dikkat verilirse üfürüm ve thrill tesbit edilebilir. Travmatik arteriovenöz fıstüller cerrahi komplikasyonlar olarak meydana gelebilirler (Mesela fıtıklaşmış bir intervertebral diskin çıkarılmasını takiben aortakaval fistül). Uzun vadeli arteriovenöz fistüller kalp yetmezliğiyle sonuçlanabilirler. Arter ve venlerde ilerleyici genişleme meydana geldiği için, ameliyatın teknik güçlüklerini arttırdığı için mümkün olur olmaz tamir yapılmalıdır.

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ