HİKAYE

Cerrahın hasta ile ilk teması nazik bir meseledir. Çünkü hastanın itimadı bu anda kazanılacak ve ona, derdine çare bulunacağı ve gereğinin yapılacağı şeklinde bir güvence bu anda verilecektir. Cerrah herşeyden önce hastaya klinik işlem görecek bir vaka nazariyle bakmamalı ve yardıma muhtaç bir şahıs olarak ilgi göstermelidir. Fakat bu ner zaman kolay değildir, nazik ve hürmetli olmanın dışında bir hareket kuralı yoktur.

Hastaların çoğu doktorunu sevmek, ona güvenmek ister ve sempatik ve anlayışlı tarzda güzel cevaplar verir. Bazı cerrahlar daha merhaba derken bile samimi bir münasebet kurarlar. Diğer bazıları ise bunu ancak doktorun hastaya karşı üsluplu ve müktesep bir tutumu şeklinde kabul ederler. Bir sempati ortamı yaratıldıktan, ilgi ve anlayış sağlandıktan sonra bunun ne şekilde yapıldığının önemi yoktur. Hatta acil durumlarda bile, hasta şuursuz olmadıkça karşılıklı olarak böyle bir ince sempati mesajı iletilmelidir.

Tabii ki bütün anamnezler belirli bir kalıba oturtulmalıdır, fakat hasta biraz kendi haline bırakılırsa daha çok şeyler öğrenilir. Hikâyedeki tenakuz ve atlamalar ekseriya soruşturmanın çok planlı ve soruların güdümlü olmasından ileri geldiği kadar hastanın inanılabilir olmamasından da kaynaklanır. Meraklı yeni doktor güdümlü sualler sorar. Kooperetiv hasta da istendiği şekilde cevaplar verir ve mülakat her iki tarafın da memnun olduğu ve aslında yanlış cevaplandırılmış bir şekilde sonuçlanır.

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ