Kardiyovasküler Hastalıklı Cerrahi Hastanın Ameliyat Öncesi Değerlendirilmesi

Kalp hastalığı varlığı semptomların kaynağı belirgin üfürümler, kalp büyümesi veya kardiak yetmezlik bulunması,hipertansiyon, iletim bozuklukları, atrial fibrilasyon veya flatter ve ventriküler aritmiler ile tanınır. Angina pektoris veya geçirilmiş myokardial infarktüs hikayesi, Stokes-Adams atakları, kardiak yetmezlik, aralıklı klodikasyon veya serebral iskemik ataklar doktoru kardiak hastalık ihtimaline yöneltir. Antihipertansif tedavi veya kardiak yetmezlik tedavisi hikayesi elde edilebilir.

Ameliyat öncesi EKG’ler sıklıkla değerlidirler, ancak son zamanlardaki değişiklikler konusunda yorum yapmak güç olabilir. Daha önce bilinen myokard enfarktüslü bir hastanın EKG si normal olabilir; hatta daha önemli “unstable anginalı” bir hastanın da EKG’si normal olabilir. Aksine, belirgin anormal değişiklikler eski, iyileşmiş bir infarkta bağlı olabilirler ve bu nedenle elektif cerrahinin yapılıp yapılmamasına karar vermekte daha az önemli olabilirler. Ameliyat sonu değişiklikleri yorumlamak için daha önce bir EKG çekilmesi tavsiye edilir. Bir EKG, digitalis tedavisi, elektrolit bozuklukları, iletim bozuklukları veya aritmi varlığını da gösterebilir. Genellikle kardiak yetmezlik yokluğundaki veya angına pektoris örneğinde değişme olmadığı durumlardaki sabit EKG anormallikleri muhtemelen hastanın cerrahiyi normal bir birey kadar tolere edebileceğini gösterir. Daha önceden iyileşmiş myokard infarktüslü böyle bir hastada ilave risk %3-5 civarındadır.

Ekzersiz veya duvar hareketi anormallikleri ile oluşturulan geriye çevrilebilir talyum hipoperfüzyonu radyoanjiografi ile görülür ve karışıklığa neden olan göğüs ağrısı ve nonspesifik elektrokardiografık anormallikleri aydınlatır.

Klinik olarak belirgin olmayan ileri derecedeki fonksiyonel bozukluklar tanımak için bazı otörler ameliyattan önce sol ventriküler dolma basınçları, arteriovenöz oksijen farkı, oksijen basıncı ve pulmoner arteriel basınçları içeren çalışmaların yapılmasını önerirler (Del Guercio 1980). Biz Swan-Ganz katateri yerleştirilmesi gibi invazif işlemleri, ekstremitelerin vasküler hastalığının rekonstriksiyonu, pnömonektomi, gastrektomi vs. gibi majör cerrahi bir işlem geçirecek, şiddetli kardiak hastalığı bulunan ve güvenilmez durumda yedeği olan hastalara saklarız. Kardiak hastalığı bilinen hastalarda eğer sorunlar önceden tahmin edilirse, întraarteriel kan basıncı yazımları ve devamlı ossilloskopik elektrokardiografi kullanılabilir.

Elektif cerrahiye kontrendikasyon teşkil eden en önemli klinik durumlar yeni angına pektoris, son hafta veya aylarda angina pektoris örneğinde çoğalma şeklindeki değişiklik, unstabıl angina, akut myokart enfarktüsü, şiddetli aortik stenoz, yüksek derecede atrioventriküler blok, tedavi edilmemiş kardiak yetmezlik ve şiddetli hipertansiyondur.

Majör nonkardiak cerrahiyi takiben ilave riskleri tahmin etmekte faydalanılan kardiak riskleri daha önceden tayin için çeşitli hesaplarla çok faktörlü bir index kullanılabilir. Risk faktörleri yaşın 70’in üzerinde olması, son zamanlardaki myokart infarktüsü, yükselmiş venöz basınç, S, gallobu, çoğul prematür vurumlar, hipoksemı, hipokalemi, yükselmiş serum kreatini ve aortik stenozdur. Ağırlık indeksi de majör cerrahiyi gerektiren kardiak hasta tedavisi için bir rehber teşkil eder

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ