Meme kanser Klinik Bulgular

Meme kanserli bir hasta genellikle memesindeki kitle ile başvurur. Klinik değerlendirme lokal lezyonun karakterlerinin tesbitiyle bölgesel ve uzak metastaz belirtilerinin araştırılmasını kapsamalıdır. Biyopsiyle meme kanseri tanısı konulduktan sonra uzak metastaz veya karşı memede gizli primer tümörün varlığını ortaya koyacak araştırmaların tamamlanabilmesi için ek bazı tetkiklere gerek vardır. Sonra, tedavi biçimi hakkında karar vermeden önce, elde mevcut kilinik verilerle hastalığın yaygınlığı veya evresi tayin edilmelidir.

A.Semptomları: Hasta hikayesinin kaydında ilk adet yaşı, gebelikler, doğum sayısı, yapay veya doğal menapoz, son adet tarihi, geçirilmiş meme hastalıklarına ve ailede meme kanseri olup olmadığına özel dikkat sarfedil-melidir. Sırt vaya diğer kemik ağrıları kemik metastazlarından ileri gelebilir. Sistemik yakınmalar ve kilo kaybı organ metastazlarından, özellikle kemik, akciğer ve karaciğer metastazlarından olabilir. Lokal invazyon ve bölgesel lenf metastazları açısından hastalık ilerledikçe uzak metastaz sıklığı da artar.

Hastaların doktora baş vurma nedeni, genellikle ağrısız olan memede kitledir. Bu kitlelerin %90’ı hasta tarafından keşfedilmiştir. Daha az sıklıkla rastlanılan semptomlar ise memede ağrı, meme başı akıntısı, erozyonu, çekilmesi, genişlemesi ve kaşıntısıdır. Daha az olarak da memede kızarıklık, tümüyle sertleşme veya memenin büzüşmesi. Nadiren de kolda ödem, koltuk altında kitle ve kemik ağrıları (metastazdan) ilk semptomlar olabilir.

B. Bulgular: Meme kanserlerinin hemen hemen yarısı, belki de meme kitlesinin büyük bir kısmını barındırdığından, üst dış kadranda belirir. Santral bölgede kanser görülmesi büyük bir yüzdeyle civar kadranlardaki tümörün sübareolar bölgede yayılması nedeniyledir. Kanser sol memede sağa nazaran biraz daha fazladır.

Fizik muayenede ilk basamak inspeksiyondur ve hasta otururken hem kolları yana sarkık hem de yukarı kaldırılmış durumdayken yapılmalıdır. Meme biçiminde ve büyüklüğündeki değişikliklerle en küçük meme başı çekintisi, hafif ödem, kızarıklık veya deri çöküntüsü en iyi uygun bir ışıkta belli olur. Meme asimetrisi ve deri çekinti veya çöküntüsü hasta kollarını yukarı kaldırdığında veya ellerini kalçasına koyup da bastırarak pectoralis majoru kastığında daha şiddetlenerek belli olur.

Supraklaviküler ve koltuk altı bölgeleri büyümüş lenf nodülü araştırılması için en iyi oturur vaziyette tam bir palpasyonla yapılmalıdır.Kitle veya diğer değişiklikler için palpasyon hasta hem oturur hem de sırt üstü yatarken kollarını abdüksiyon durumunda yapılmalıdır.Minimal bir asimetri dikkati çekebilir. Meme başındaki çok küçük (1-2 mm.) bir erozyon Paget tipi karsinomanın tek belirtisi olabilir. Sulu, seröz veya kanlı meme başı akıntısı erken belirti olabilirse de daha çok benign hastalıklardan ileri gelmektedir.

Bir santimetreden daha küçük lezyonların hekim tarafından hissedilmesi zor hatta imkansızdır ve ancak hasta kendisi hissetmiş olabilir. Hastadan hissettiği kitlenin tam yerini göstermesi istenilmelidir. Eğer hekim hastanın şüphesini muayeneyle teyid edememişse muayeneyi bir ay sonra tekrarlamahdır. Menstürasyon öncesi dönemde artan zararsız nodülarite malign bir hastalığı düşündürür veya tersi, altındaki malign hastalığı gizleyebilir. Bu durumda anormal bulgu hakkında şüphe varsa, hastanın menstürasyondan sonra tekrar muayeneye gelmesi istenmelidir.

Aşağıdakiler ilerlemiş karsinoma için karakteristiktir: Ödem, kızarıklık, nodülarite veya deride ülserasyon; çok büyük tümör; göğüs duvarına yapışma; memenin büyümesi veya büzüşmesi veya çekilmesi; koltuk altında aşikar lenf nodülü büyüklüğü; süpraklaviküler kitle; kolda ödem ve uzak metastaz.

Metastazlar bölgesel lenf nodüllerini tutar ve bunlar muayeneyle de hissedilebilir. Koltuk altında 5 mm. kadar, fazla sert olmayan bir iki lenf nodülü sıklıkla ele gelir ve genellikle de pek önemi yoktur. Sert ve 5 mm.den büyük nodüllerde ise metastaz vardır. Koltuk altında ele gelen birbirine veya deriye veya derin yapılara yapışık lenf nodülleri ilerlemiş (en azından III. evre) hastalık belirtisidir. Histolojik çalışmalar klinik negatif koltuk altı bulgularında %30 mikroskopik metastaz olduğunu göstermektedir. Diğer taraftan hekim koltuk altında metastazdan şüphelenmişse bu histolojik olarak %85 doğrulanmıştır. Pozitif koltuk altı nodülleri sıklığı primer tümörün büyüklüğü ve lokal yayılma yeteneğine bağlı olarak artar. Her ne kadar bazı tip kanserlerin (comedo ve medüller) daha iyi prognoza sahip oldukları düşünülmüşse de geniş serilerde yapılan son araştırmalar tümörlerin histolojik süp tiplerinin prognozu etkilemediğini göstermiştir.

Genellikle süpraklaviküler çukurda lenf nodülü ele gelmez. Bu lokalizasyonda veya klavikulanın hemen altında ele gelen herhangi büyüklükteki sert lenf nodülünde metastaz şüphesi vardır ve biyopsi düşünülmelidir. Kanserli infra veya süpraklavisküler nodüller ilerlemiş hastalık işaretidir (evre IV.). Kolda ödem genellikle lenfatiklerin metastatik infiltrasyonundan olur ve bu da ilerlemiş hastalık işaretidir (evre IV.).

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ