meme kanseri özel Klinik Tüpler

1. Paget karsinoması: Asıl lezyon intraduktal karsinomadır ve meme başında ve meme duktuslannda mültisentrik olup iyi diferansiyedir. Meme başı epiteli infiltre olmasına rağmen makroskopik değişiklik ekseriyetle minimaldir ve kitle ele gelmez. İlk belirti genellikle meme başında kaşıntı ve yanma ile erozyon veya Ulserasyondur. Tanı erozyondan yapılan biyopsi ile konulur.

Paget karsinomasına sık rastlanmaz (Bütün meme kanserlerinin %3 kadardır) ama gayet sinsi olduğundan önem taşır. Sıklıkla dermatitis veya bakteri infeksiyonu olarak tedavi edilir, neyazik ki bu da karsinoma tanısının gecikmesine sebeb olur. Değişiklik yalnız meme başında ise koltuk altı lenf nodülü metastazı sıklığı %5 kadardır. Ele gelen kitle varsa koltuk altı metastazı sıklığı birden %67 ye yükselir ve cerrahi veya diğer yöntemlerle tedavi ümitleri de azalır.

2.tnflamatuar karsinoma: Meme kanserlerinin en malign şekli olan inflamatuar karsinoma %3 den daha az görülür. Muayene bulguları memeyi tümüyle büyüten ve çabuk gelişen bazen de ağrılı kitledir. Meme derisi kitle üzerinde kırmızı, ödemli ve sıcaktır. Tanı kırmızılık memenin üçte birinden fazlasını kaplamışsa ve biyopside de deri lenfatikleri invazyonu tesbit edilmişse konulmalıdır. Ekseriyetle infeksiyon olayıyla karıştırılan inflamatuar değişiklikler ödem ve hiperemiye sebeb olan deri lenfatiklerinin karsinoma ile invazyonundan ileri gelir. İnfeksiyondan şüphelenildiğinde bu, antibiyotiklere kısa sürede (1 ila 2 haftada) cevap vermezse biyopsi yapılmalıdır. Metastazlar erken ve yaygın olarak ortaya çıkar ve bu yüzden de inflamatuar karsinoma nadiren tedavi edilebilmiştir. Radikal mastektomi hemen hemen hiç yapılmaz. Radyoterapi, hormon tedavisi ve kemoterapi daha etkili ve değerli görülmektedir.

3.Gebelik ve emzikte ortaya çıkışı: Meme kanserlerinin ancak %l-2 si bu dönemlerde ortaya çıkar. Memedeki fizyolojik değişiklikler asıl lezyonu gizleyebildiğinden tanıda sıklıkla gecikme vardır. Bu durum hem hekimin hem de hastanın belirtileri yanlış yorumlamasına ve dolayısıyla da biyopsi karan vermede ihmale neden olur. Tümör yalnız memeye sınırlıysa mastektomiden sonra beş yıllık yaşama oranı %60 civarındadır. Koltuk altı metastazı klinik olarak tesbit ediliyorsa bu oran hızla %5-10 a düşmektedir. Gebelik ve emzikli teşkil etmez ve tedavi planlaması gebe olmayan kadınlarda olduğu gibi hastalığın evresi göz önüne alınarak yapılmalıdır.

4.Bilateral meme kanseri: Klinikte aynı zamanda iki taraflı meme kanseri tesbiti %1 den azdır. Ancak ileriki dönemlerde karşı taraf memesinde ikinci kanser görülme sıklığı %5-8 arasındadır. îki taraflı olup daha çok 50 yaş altındaki kadınlar ve daha çok da tümör lobüler tipte ise görülür.

Meme kanserli hastalarda ilk tedaviden önce mamografi yapılmalı ve sonraki kontrollerde gizli karşı meme kanserini bulmak için muntazam tekrarlanmalıdır. Çok sık bilateral olduğundan lobüler karsinomalı meme kanserlerinin tedavisinde karşı memeden de riten biyopsi almak işi garantiye alabilir.

D.Laboratuar Bulguları: Yüksek sedimantasyon hızı yayılmış meme kanserinden ileri gelebilir. Karaciğer metastazlarında yüksek serum alkalen fosfataz seviyeleri tesbit edilebilir. İlerlemiş meme kanserlerinde hiperkalsemi bazen görülen önemli bulgulardandır.

E.Röntgen Muayene Bulguları: Akciğer incelemeleri metastazları ortaya çıkarabilir. Bilgisayarlı karaciğer ve beyin tomografileri metastaz şüphelenilen hastalarda yararlı olur.

F.Radyonükleitlerle İnceleme: Tc-99m ile işaretlenmiş fosfat ve fosfonatlar kullanılarak yapılan kemik incelemeleri direkt kemik grafilerine göre iskelet metastazlarını ortaya çıkarmakta daha başarılıdır. Kemik “scan” lerinin preoperatif rutin yapılmasının değeri henüz kesinleşmiş değildir. Patolojik bulguların sıklığı koltuk altı lenf nodüllerinin histolojik metastazlı oluşuyla paralellik göstermektedir.

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ