Oksidatif öldürme

Yukarıda sözü geçen olaylar zincirinin çoğu anaerobik ortamda olmakta yani hücreler gerekli enerjiyi glikoliz ile sağlamaktadır. Bununla birlikte, bakteri tahribini sağlıyan diğer ve aynı derecede önemli bir mekanizma da oksidatif öldürmedir. Bu yolla önce membrana bağlı oksidaz (oxidase) aktive olur ve bunu oksijen kullanımı takip eder. Kullanılan bu oksijenin bir kısmı süperoksit (superoxide), hidroksil radikalleri ve hipoklorid (hypochlorite) gibi bir seri oksijen radikallerine dönüşür. Bunlar daha sonra fagozomlar içine salınır ve bakterinin öldürülmesi olayına yardımcı olurlar. Ekstrasellüler oksijen basıncı 39 mm Hg nın altına düşünce bu proçes progresiv olarak inhibe olmaya başlar. Örneğin, oksijen basıncı 0 mm Hg ya düştüğü zaman, normal granulositlerin S.aureus ve E.coli için antibakteriyel kapasitesi yarıya düşer.

Bu non spesifik sistem oksijene o kadar bağlıdır ki bu yüzden ona lokal immünite adı da verilmektedir. Bu bilgilerin ışığında, bir bakterinin infeksiyona yol açıp yaygın bir hal alıp almaması, doku perfüzyon derecesi diğer bir deyim ile, oksijen ihtiyacı artmış granulositlerin bu metabolik ihtiyaçlarının karşılanıp karşılanamaması ile çok yakından ilgilidir. Bu arada kompleman faktörleri ve histaminden gelen inflamatuvar sinyaller damarları dilate ederek infekte bölgelere olan direk kan akımının artmasına yardımcı olurlar. Fakat kan volümü veya bölgesel damarlanma yetersiz ise doku perfüzyonu artamaz ve invaziv infeksiyon mutlaka gelişir.

Dokuların oksijenasyonu kan volümünü ve verilen oksijen miktarını yükseltmek sureti ile arttırılabilir. Buna karşın hipovolemi ve pulmoner yetersizlik hallerinde doku oksijenasyonu azalır. Hayvanlar üzerine yapılan çalışmalar göstermiştir ki, arteriyel hipoksinin düzeltilmesi spesifik antibiyotiklerin kullanımı kadar etkin bir şekilde bakteriyel infeksiyonları kontrol etmekte ayrıca fagositlere yeterli oksijen sağlandığında antibiyotikler çok daha fazla etkili olabilmektedir.

Konjestif kalp yetmezliği, akciğer hastalığı, hipovolemisi olan şiddetli travma geçirmiş hastalar ile yüksek vazopressin, anjiotensin (Angiotensin) veya katakolamin (Catecholamines) seviyesi gösteren kimseler infeksiyonlara karşı çok hassastırlar. Bu gibi durumlarda kişinin immün müdafaa sistemini desteklemek için uygun beslenme ve antibiyotik tedavisi kadar dolaşımın düzeltilmesi de büyük önem taşımaktadır.

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ