Postoperatif Oligüri ve Böbrek Yetmezliği

Oligüri saatlik idrar çıkışının erişkinlerde 25 mL çocuklarda ise 1 mL/kg’in altında olması şeklinde tanımlanır. Postoperatif oligüri çoğunlukla hipovolemi ve sepsise bağlı olarak glomerüler filtrasyon hızındaki azalmanın sonucudur. Rehidrasyon yada sepsisin eliminasyonu uygun tedavi şeklidir.

Akut böbrek yetmezliği ameliyattan sonra aşağıdakilerin bir yada birkaçının mevcudiyetinde husule gelir: 60’ın üzerinde yaş, önceden mevcut böbrek hastalığı 30 dakikadan fazla süren hipotansiyon, çok sayıda kan transfüzyonu, böbrek arterleri çevresindeki ameliyatlar, sepsis, hemoliz ve aminoglikozidler gibi nefrotoksik ilaçların kullanılması. Hipovolemi medüller akıma oranla kortikal kan akımını daha fazla azaltır. Bunun hemen ortaya çıkan sonucu idrarı konsantre edememedir, geç sonucu ise akut tübüler nekrozdur.

Oligüri nedeninin hipovolemi mi, akut tübüler nekroz mu olduğunun ayırdedilmesi için idrar ozmolalitesi, idrar sodyum konsentrasyonu idrar çıkışı ve sıvı verilmesine cevap değerlendirilmelidir. Önceden böbrek hastalığı olup konsantrasyon yeteneği bozuk bulunanlarda oligüri olmaksızın böbrek yetmezliği (yüksek outputlu böbrek yetmezliği) gelişebilir.

Genelde, 800 mosm/L üzerinde bir ozmolalite böbrek fonksiyonunun iyi olduğunu ifade eder ve oligürinin nedeni muhtemelen hipovolemi yada kardiak output azalmasıdır. Ozmolalite glukoz, iyotlu kontrast madde vs. atılımına bağlı olarak artabilir. Prerenal azotemide idrar sodyum konsentrasyonu genellikle 30 meq/L’nin altındadır, akut tübüler nekrozda bu değerler sıklıkla 30-70 meq/L arasında bulunur. Mannitol veya furosemid verilmişse bu test yararsızdır çünkü bu ilaçlar böbreğin konsentrasyon yeteneğini bozarlar.

Kreatinin, insülin ve serbest su kleransı ölçümleri de böbrek fonksiyonunu izlemek için kullanılabilir. Postoperatif akut böbrek yetmezlikli hastalarda ölüm oranı %50’dir. Birlikte kalp yetmezliği, pankreatitis, koagülopatiler yada multisistem organ yetmezlikleri bulunan hastalarda mortalîte oranı %75 in üzerine çıkar. Önceden böbrek hastalığı olan hastalarda postoperatif böbrek yetmezliğinin önlenmesi için yeterli hidrasyon, intravenöz kontrast maddelerin ve nefrotoksik antibiyotiklerin kullanımının kısıtlanması ve kan cross-matching’inin doğru yapılması gereklidir. Hafif böbrek disfonksiyonunun tedavisi iyi bir sıvı ve elektrolit dengesini ve nefrotoksik antibiyotiklerin dozunu azaltmadan ibarettir. Dopamin yada furosemid ile idrar outputunun devam ettirilmesinin daha fazla hasarı önlediği ve düzelmeyi çabuklaştırdığına dair bazı deliller vardır.

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ