POSTOPERATİF PAROTİT

Postoperatif parotit, tüm süppüratif paroitlerin 1/3’ünü oluşturur. %10 vakada bilateraldir. Predispozan faktörler, 65 yaş üstü, malnütrisyon, kanser, avitaminozlar ve kötü ağız hijyeni olarak sayılabilir. Başlangıç, genellikle majör ameliyattan sonraki iki hafta içindedir ve uzun nezogastrik intubasyonlu hastalarda görülür. Tetik faktörler, dehidratasyon, bozuk ağız bakımı ve patogenezde bezin parotis taşları nedeniyle sekretuar aktivitesinin azalması ve stafilokoklar veya oral geçen negatif bakterilerle enfekte olmasıdır. Bu, iltihaba, büyük ve orta boy kanalların obstrüksiyonuna ve sonunda multipl minik abse teşekkülüne neden olur. Bu lobüler abseler, fibröz bandlarla ayrılmıştır ve kapsülü aşıp periglandüler dokulara da auditor kanalı, yüzeyel cild ve boyuna yayılabilir. Eğer hastalık bu safhada tedavi edilmezse trakea obstrüksiyonu nedeniyle akut solunum yetmezliğine sebep olabilir.

Parotit, klinik olarak, çene köşesinde ağrı veya hassasiyetle başlar. İlerledikçe yüksek ateş ve lökositoz çıkar ve parotis sahasında kızarıklık ve şişlik yapar. Parotis serttir, ve abse teşekkül ettikten sonra bile fuktüasyon nadirdir.

Profilakside yeterli sıvı alımı, antikolinerjiklerden kaçınmak, intubasyon esnasında travmadan korunma ve en önemlisi oral hijyene dikkat gerekir (sık gargara, ağız irrigasyonu ve diğer ağız temizliği tedbirleri). Sakız, sert şekerler vb. ile salya akımının stümülasyonu faydalıdır.

Akut parotit bulguları ortaya çıkınca nazik bir kompresyonla stenson kanalından alman mayiden kültür alınmalı ve spesifik antibiyotik başlanmalıdır. Islak, sıcak kompres ve ağız irrigasyonları faydalıdır. Vakaların çoğu, bu tedaviye çabuk cevap verir. Eğer hastalık ilerlerse, parotis cerrahi olarak drene edilmelidir. Prosedürde, bez üzerinden cilt flebi kaldırılır, fasial sinir dallarına paralel multipl minik kesiler yapılır. Yara açık bırakılarak, gazla kapatılır.

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ