Pulmoner Aspirasyon

Orofarengeal ve gastrik muhtevanın aspirasyonunu, normalde farengoözafageal ve özafagogastrik sfinkterler önler. Osofagogastrik ve endotrakeal tüpler ve ilaçlarla sss nin depresyonu bu savunma mekanizmalarım bozar ve indüksiyon, anesteziden uyanma ve erken postoperatif devrede aspirasyona neden olabilir. Gastroösofageal reflü de midede gıda bulunması veya hastanın pozisyonu gibi diğer faktörlerde rol oynayabilir. Travmalı hastalar, şuurları depresse olduğunda regurgite ettikleri gastrik muhtevayı aspirasyona özellikle eğilimlidirler. Karın içi basıncın arttığı ve gastrik motilitenin azaldığı, bağırsak tıkanmalı hastalar ve hamile kadınlarda yüksek risk grubudur. Aspirasyon vakalarının 2/3 ü göğüs veya karın ameliyatı geçiren hastalardır ve bunların yarısında pnömoni gelişir. Gros aspirasyon ve neticesi pnömoniden dolayı ölüm oranı %50 civarındadır

Ameliyat esnasında küçük miktarlarda aspirasyon sık görülür ve iyi tolere edilir.Midelerine metilen mavisi konulan karın cerrahisi geçiren hastalarının % 15 inde ameliyatın sonunda boya trakeada bulunmuştur. Radyonüklid teknikleriyle, normal gönüllülerde uyku esnasında %45 oranında gastrik muhtevanın aspire edildiği gösterilmiştir

Katı madde aspirasyonu havayolu obstrüksiyonuna neden olur. Bu duruma tolerans müddeti, obstrüksiyonun derecesine bağlıdır. Başlangıçta iyi tolere edilebilen distal bronşların obstrüksiyonu atelektazi ve akciğer absesine yol açabilir. Sıvı aspirasyonuna bağlı pulmoner hasarın derecesi, aspirasyon hacmi, sıvı pH’sı, ve aspirasyon sıklığı ile ilişkilidir. Eğer aspiratm pH’sı 2.5 veya altında ise derhal, sekonder enfeksiyon riskini artıran lokal ödem ve enflamasyonla sonuçlanan kimyasal pnömoniye sebeb olur. En sık bazal segmentler etkilenir. Sıklıkla, birkaç şant içinde takipne, railer ve hipoksi başlar daha az sıklıkla da siyanoz, wheezing ve apne başlayabilir. Massif aspirasyonlu hastalarda yaralanan akciğere aşırı sıvı ve kolloid sekestrasyonunun sebep olduğu hipovolemi, hipotansiyon ve şoka sebep olabilir.

Entubasyonlu hastalarda, aspirasyonu test etmek için birkaç damla Evans mavisi dil köküne konulur ve tüpten aspire edilen sekresyonda mavi renk aranır. Neticenin pozitif çıkması tübün tekrar yerleştirilmesi veya yerinin ayarlanmasını gerektirir.

Endotrakeal tübün dizaynı önemlidir. Yüksek volüm, alçak basınçlı tübler, diğer tüplere oranla aspirasyonu daha etkili önler. Trakeotomili hastaların %80’inde aspirasyon bulunmuştur ve bu grupta pulmoner enfeksiyona predispozisyon olduğu kabul edilmektedir.Aspirasyonu önlemek için aşağıdaki tedbirlere başvurulmalıdır: yakın zamanda yemek yemiş hastalarda genel anesteziden kaçınılmalı, hastanın entübasyondan önce pozisyonu iyi ayarlanmalı,entübasyon uzadığı zaman yüksek hacim, düşük basınçlı cuff lu tübler konulmalıdır. Aspirasyon riski yüksek durumlarda, anestezi indüksiyonundan önce tek doz cimetidine faydalı olabilir. Aspirasyonun tedavisi, havayolunun açıklığının sağlanması ve akciğer hasarının artmasının önlenmesidir. Hem teşhisi kesinleştirmesi, hem de öksürüğü stimule ederek havayolunu temizlediği için bronkoskopi gerekebilir. Mayi enfüzyonuna başlamalıdır. İlk 3 gün için 30 mg/kg/gün hidrokortizon faydalı olabilir. Aspiratın yüksek konsantrasyonda bakteri içerdiği bağırsak obstrüksiyonu hariç başlangıçta antibiyotik başlanması gereksizdir.

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ