Radyofarmasötikler

Radyoizotoplar kullanılmak sureti ile farmakolojik maddelerin çeşitli organlarda gösterdikleri dağılım selektif olarak incelenebilir. Örneğin bir organın fizyolojik fonksiyonları inceleneceği zaman o organda metabolize olan bir farmokolojik ajan bir radyoaktif ek ile işaretlenerek izlenebilir hale getirilir (Radyofarmasötik). Bu yolla, örneğin bir organ içerisinde anormal bir doku saptanacağı zaman iki sonuçla karşılaşılabilinir: Bu farmasötik ajan o doku içerisinde olmaması gerektiği kadar büyük yoğunlukta toplanır (Hiperaktivite). Ya da o organ içerisinde lezyon bölgesinde parankimin normal kesimlerine oranla daha az aktivite saptanabilir (Hipoaktivite). Patolojik doku içerisinde hiperaktiviteye örnek olarak beyin ve kemik lezyonları, hipoaktiviteye örnek olarak ta akciğer, karaciğer, böbrek ve dalaktaki düşük aktivite alanları gösterilebilir.

Radyofarmasötiklerin çoğu kullanılacakları nükleer tıp laboratuvarlarında hazırlanırlar, örneğin yarı ömrü 6 saat olan Teknesyum 99 m gibi maddelerin etkin bir biçimde kullanılmaları ancak bu yolla mümkün olur.Kesitsel anatomi şeklinde detay veren bilgisayarlı tomografi ve ultrasonografinin tersine radyoizotoplar, incelenen organın ve nadiren de bunun çevresindeki oluşumların düzeysel görüntüleri elde edilir. Radyoizotopik görüntüleme, spesifik organ ve dokularda radyoaktif maddenin birikimini etkileyen pek çok olayla bağımlılık gösterir. Elde edilen imajlar bu nedenle hem anatomik hem de fizyolojik bilgi içerirler.

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ