SAVUNMA UNSURLARI

Tıbbi ihmal davalarının en yaygın savunma unsurları, zaman aşımı (müruru zaman) ve katkılı ihmal veya nisbi ihmaldir. Zaman aşımı uygulamasının amacı, davacının iddia edilen suçun veya unutma fiilinin oluştuğu tarihten itibaren birkaç senelik sabit bir süre zarfında dava açmasını sağlamak ve böylece asılsız iddialarla mahkemeleşmeyi önlemektir. Bu müddetin uzunluğu eyaletlere göre değişik ise de, bu kanuni sürenin bitmesinin etkisi her yerde aynıdır; davacı, bahis konusu olan bu ihmal veya unutma fiili dolayısiyle bir daha asla dava açamaz. Davacının normal hallerde farkına varamayacağı tipten olan zararlar dışında, bu süre, iddia olunan ihmalin başladığı tarihten itibaren işlemeye başlar. Belirtilen bu aksi duruma kanunca bir çözüm getirilmiş olup, bu gibi hallerde çoğu eyaletler ve federal yargıçlar tarafından “keşif kuralı” uygulanır. Bu kurala göre, dava açmak için gerekli yasal süre, bu zararın uygulanan tedaviden kaynaklandığı davacı tarafından bilinene kadar, veya, normal ölçüde dikkatli bir insanın farkedebileceği ana kadar, işlemeye başlamaz (yani, bu andan sonra zaman aşımı başlar).

Ayrıca, bu süre çoğu eyaletlerde şu gibi sebepler dolayısiyle askıya alınır;

— Davacının azınlık olması veya konuyu anlayamaması gibi sebeplerle hukuki bilgi eksikliği varsa,

— Savunmadaki doktorun tedaviyi çevreleyen gerçek şartlan kasıtlı olarak başka bir şekilde hastaya takdim etmesi,

— Hasta-doktor ilişkisi tamamen kesilene kadar bu süreyi askıya alan “tedavi sürmekte” kuralı dolayısıyle. Müruruzaman savunması için tıbbi kayıtların detaylı olarak tutulmasının önemi ne derece belirtke azdır.

Katkılı İhmal olayının savunması, sayısı nispeten az olan mahkeme kararlarında, zararın herhangi bir şekilde davanın ihmali neticesinde ortaya çıktığı tespit edilen hallerde, bütün zararı davacının fiiline bağlayacak şekilde ele alınmıştır. Bu sebeple, bir vakada zararda cerrahın %75 nispetinde ve davacının da %25 nispetinde sorumlu olduğu tespit edilmiş olsa bile, savunma lehine bir karar verilir. Yani, bütün zarar davacıya ait olur. Fakat günümüzde eyaletlerin çoğunda nisbi ihmal yaklaşımı kullanılmaktadır. Buna göre, zararda davacının ve savunmanın nisbi ihmalleri ne ise, her iki taraf zarardan o nispete bir pay yüklenirler. Bu sebeple, nisbi ihmal esaslı yargılarda, davacının 100.000 dolarlık bir zarara uğradığı fakat %25 ihmali bulunduğu tespit edilmiş ise, savunmanın 75.000 dolarlık bir tazminat ödemesine hüküm verilir.

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ