Serviks

Serviks kanserlerinin %95’i squamoz hücreli karsinoma, geri kalanın da çoğu adenokarsinomadır. Hernekadar adenokarsinomalar çok yavaş cevap verirlerse de, aynı oranda radyosensitiftirler ve kontrol oranı her iki tipte de aynıdır. Serviks ve vajen mukozasının radyasyona karşı önemli toleransı nedeniyle radyoterapi serviks karsinomalarında çok önemli rol oynar. Keza pelvis lenf nodülü metastazları da eksternal ışın radyoterapisi ile kontrol edilebilir.

İnsitu karsınomalarda, yan etkilerin çok az olmasından dolayı total histerektomi seçilen en uygun yöntemdir. Hastanın uterusunun bırakılmasını arzu ettiği durumlarda daha küçük cerrahi uygulamalara başvurulur ve yakın gözlem altında tutulur.

Servikse klinik olarak sınırlı (aşama I) invasive karsinomalarda pelvis nodüllerine metastaz oranı %10-20’dir. Birinci aşamadaki lezyonlarda radikal cerrahi yöntemler veya radyoterapinin sonucunda 5 yıllık yaşam süresi aynıdır (%80-90). önemli komplikasyon oranının düşük olmasından dolayı (fıstül oluşması veya bağırsak harabiyeti radyoterapi sonucunda %2 olarak görülür) genç hastalar dışında seçilecek tedavi radyoterapidir. Radyasyonun yetersiz kaldığı durumlarda radikal cerrahi girişimlere başvurulur. Uterus ve vajinal fornikslere iki brakioterapi yerleştirilmesi ve eksternal irradiyasyonun lateral pelvis duvarına yöneltilmesiyle doz yükseltilir.

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ