Tiroid Nodülleri

Nodüler guatrlı veya tiroidinde nodul bulunan bir hastayla karşılaşıldığı zaman klinisyenin problemi lezyonun semptomatik ve benign veya malign olup olmadığıdır. Ayırıcı tanı benign guatın, intratiroidal kistleri, tiroiditleri, benign ve malign tümörleri içermelidir. Hastanın öyküsünde şişliğin süresi, yakın zamandaki büyümesi, lokal belirtiler (yutma güçlüğü, ağrı, ses değişiklikleri) ve sistemik belirtiler (hipertiroidi, hipotiroidi ve tiroide metastaz yapabilecek tümörler) özellikle sorgulanmalıdır. Hastanın yaşı, cinsiyeti, doğum yeri, aile öyküsü ve boyun bölgesine radyoterapi öyküsü çok önemlidir. Bebeklik veya çocukluk çağında düşük doz (6.5-2000 Rad) terapötik radyasyon alanlarda ilerideki yaşamlarında tiroid kanserine yakalanma riski artmaktadır. Bir erkekteki tiroid nodülü kadındakinden, genç bir hastadaki tiroid nodülü yaşlı hastadakinden daha fazla malignite riski taşır. Belli coğrafi bölgelerde endemik guatır sıktır ve buralarda nodüller daha fazla oranda benigndirler. Tiroid kanseri ayrıca ailelerde ve identik ikizlerde tanımlanmıştır.

Klinisyen tiroidi palpe ederken sistematik olarak tek veya multinodül olup olmadığını, boyunda LAP olup olmadığını değerlendirmelidir. Tek bir nodulun malign olma şansı multinodüler olandan daha fazladır.

Radyoaktif iyot ile yapılan sintigrafi lezyonun tek veya multiple olup olmadığını, fonksiyon gösterip göstermediğini anlamakta çok yardımcıdır. Sıcak tek nodüller hipertiroidizme neden olabilirler ancak nadiren maligndirler. Bunun yanında soğuk tek noduller yaklaşık %20 oranında malignite riski taşırlar ve çıkartılmalıdırlar. Tiroid Ca multinodüler guatrda nadirdir. (%1). Fakat dominant veya büyüyen bir nodul varsa biyopsi yapılmalı veya çıkartılmalıdır. Çocukluk çağında boyunlarına radyoterapi yapılmış olan kimselerde bulunan tiroid nodüllerinin malign olma şansı %35-50’dir. Çocukken ortaya çıkan tiroid nodüllerinin malign olma şansı yakla şık %50’dir ve tiroidektomi genellikle endikedir.

Birçok hastada mikroskobik inceleme yapılmadan kanser olasılığını ekarte etmek güçtür. Eğer deneyimli bir endokrin patologu varsa perkütanöz iğne biyopsisi çok yardımcıdır. Sitolojik sonuçlar malign, benign, belirlenemeyen veya şüpheli ve yetersiz materyal olarak sınıflandırılır. Falsepositive kanser tanısı nadirdir ancak biyopsilerin %25’i yetersiz materyal olarak değerlendirilir ve benign olduğu bildirilenlerin %4’ü maligndir. Eğer yetersiz materyal olarak sonuç gelmişse biyopsi tekrarlanmalıdır. İğne biyopsisi radyoterapi öyküsü bulunanlara yapılmamalıdır çünkü radyasyon nedeniyle oluşmuş tümörler genellikle multifokaldir ve bu yüzden negatif bir sonuç değersizdir.

Eğer deneyimli bir patolog yoksa ultrasonografi yararlıdır. Bu teknikle solid ve kistik lezyonlar ayırdedilebilir ve 4 cm’den küçük saf kistik lezyonlar çoğunlukla malign değildir. Soğuk tek nodüllerin %10-20’si kistiktir. Americium Am241 kullanarak yapılan floresan scanning’de benign ve maligntiroid nodüllerini ayırmada kullanılmaktadır. Bu tekniğin avantajı vücuda radyoaktif materyal girmemesi ve boyna uygulanan total radyasyonun sadece 50 mRad. olmasıdır. Boynu da içeren bir akciğer grafisi trakeanın yer değiştirmesi, tiroid nodülündeki kalsifikasyonu,pulmoner metastazların varlığını göstermesi açısından yararlıdır.

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ